Gönderi Tarihi Ekim 2nd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi:
Alabalikgiller

«Göl beyaz balığı», Kuzey Amerika’nın en değerli tatlı şu balıklarından biridir. Oval veya iğ biçimindedir. Sırtı zeytin rengi-yeşili, yanları ve karnı gümüşidir. Bulunduğu bölgeye ve göle göre başkalıklar gösterir. Yakalanan en iri göl beyaz balığı 13 kilo ağırbğındaydı. Bununla beraber 30 gramlık ergin göl beyaz balıkları da yakalanmıştır.
«Coregonus» grubunun otuz beş farklı çeşidi vardır. Kutup bölgelerinde, en kuzeysel enlemlerin tuzlu sularında ve Kuzey Avrupa, Kuzey Asya ile Kuzey Amerika’nın tatlı sularında yaşarlar.
Gönderi Tarihi Ekim 2nd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi:
Alabalikgiller

(Thymallus thymallus)
«Gölge balığı», yırtıcı alabalıklarla barışsever «Coregonus» grubu arasındaki geçidi meydana getirir. Bu türün kafası nispeten ufak, ağız açıklığı dardır, çeneleri ve damağı ufak ve ince kancalı dişlerle kaplıdır. Uzun ve yüksek sırt yüzgecinden tanınır. Pulları alabalıklarınkinden iridir. Uzunluğu çok zaman 30 santimden kısaysa da, 60 santime kadar çıkabildiği görülmüştür. Gölge balıkları Avrupa’da en yaygın alabalıkgiller arasındadırlar. Kuzey ve Orta Avrupa’da bulunurlar. Göllere rağbet etmeyen gerçek nehir balıklarıdır.
Gönderi Tarihi Ekim 2nd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi:
Alabalikgiller

ALABALIKLARIN birbirinden az veya çok farklı birçok türleri vardır. «Göl alası» da (Salmo lar custris), amatör balıkçıların rağbet ettikleri bir türdür. Göllerde yaşamakla beraber, yumurtlamak için nehirlere girer 80 santim uzunluğunda ve 25-30 kilo ağırlığındakilere bile rastlanmıştır. «Avrupa alabalığı» (Salmo farîo), Avrupa’dan başka Anadolu’da ve başka Asya memleketlerinde de bulunur. Az sulu derelerde ortalama 15-30 santim uzunluğunda olmasına karşılık, derin nehirlerde ve göllerde 90 santimliklerine rastlanmıştır. Çok hareketli ve yakalanması çetin bir balıktır. «Tuna som balığı» (Salmo hucho) daha iri bir türdür: Uzunluğu 150-200 santim, ağırlığı 20-50 kilodur. Tuna havzasında yaşar ve çoğunlukla Alplerde doğan sularda bulunur. Amerika türleri arasında «gök kuşaklı alabalık» (Salmo iri deus) üzerinde durulmaya değer.
Bazı dillerde «kokulu alabalıklar» denilen «Osmerus» grubu, öbür alabalıkgiller’e kıyasla bazı ayrılıklar gösterir. Orta irilikte pulları yumuşak olduğu gibi, asıl ala balıklardaki gümüş parıltılı maddeden yoksundur. Bu sebepten bu balıklar ışıkta saydam olup renkleri de çok kere pembemsi gözükür, yalnız sırt bölgeleri mavi - yeşildir. Bu gruptan «Osmerus eperlanus» 10-30 santim uzunluğundadır.
Kokulu alabalıklar Kuzey Avrupa kıyılarının birçok yerlerinde ve Kuzey Amerika’nın doğu kıyılarında yaygındırlar. Hayatlarının en büyük kısmı denizde geçerse de, yumurtlamak için nehirlere girerler. Bu arada etlerinin lezzeti sebebiyle çok avlanırlar.
Kuzey Asya’nın, İskandinavya’nın, Kanada’nın ve Alaska’nın etrafındaki denizlerde kokulu alabalıklarla akrabaları «kapeian» ların (Mailotus villosus) bir düzine türü vardır. Kapeian 14-18 santim uzunluğundadır. Alabalıkgillerden «Salvelinus» grubu üyeleri, pullarının son. derece küçüklüğüyle alabalıklardan da, som balıklarından da ayrılırlar. Renkleri sırtlarında koyu renk ve siyah lekelidir. «Salvelinus alpinus» da bu lekeler yuvarlağımsı, «Salvelinus fontinalis» de yılankavidir. İlk tür Orta Avrupa ile Grönland arasındaki bölgelerde Rusya’da Sibirya’da Kuzey Çin’de Kamçatka’da, Alaska’da ve Kanada’da bulunur. Erginleri 80 santim uzunluğundadır. St. Lawrence nehri bölgesi ile büyük göllerinin balığıdır.
Gönderi Tarihi Ekim 2nd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi:
Alabalikgiller
(Salmo trutta)
«Deniz alası», birçok dillerde «Karadeniz alabalığı» diye tanınır. Bu balık som balığı’na benzer, yalnız daha toplu yapılıdır, burnu da daha kısadır. Kuyruk yüzgeci de som balığı’nınkinden daha sığ çatallıdır. Sırtının rengi mavimsi-gridir, yanları ile karnı gümüş parıltılı beyaz ya da sarımsıdır. Bazısında geniş ve düzensiz siyah lekeler vardır.Bazısında ise yoktur. Uzunluğu ortalama 50-70 santim, ağırlığı 1-4 kilodur. Bununla beraber 15 kilo ağırlığında olanlarının tutulduğu olmuştur.
Deniz alası, öbür alabalıklardan daha sıcak sularda yasayabilir. Bu yüzden dünya yüzünde çok yaygındır. Avrupa’da İzlanda ve Norveç’le Akdeniz arasındaki sularda, ayrıca Korsika’da, Sardunya’da, hatta doğuda Himalayalardan inen sularda görülür. Birleşik Amerika’nın kuzeyinde, Kanada’da, Arjantin’de, Güney Afrika’da, Seylân’da, Avustralya’da, Tasmanya’da ve Yeni Zelanda’da da tutunmuştur. Eti öbür alabalıklarınki kadar lezzetli değilse de başka türlere elverişli olmayan şartlar altında gelişebilmesi sebebiyle değerli bir balık sayılır.
Deniz alaları da, başka alabalıklar ve som balıkları gibi, yumurtlamak için nehirlere girerler. Bir de bütün hayatlarını tatlı suda geçirenleri vardır. Renkleri biraz farklı olduğu için, bunlar yakın zamana kadar ayrı bir tür sanılıyordu.
Deniz alası’nın yumurtaları küre biçiminde ve yaklaşık olarak 5 milimetre çapındadır. Öbür alabalıkgillerin yumurtaları gibi sudan biraz ağır ve ilk yuımırtlandıklan zaman az’ çok yapışkandırlar. Dişi, yumurtalarının akıntıyla sürüklenmemesi için, akarsunun çakıllı dibinde 15-20 santim derinliğinde bir çukur kazar ve yumurtalarını bunun içine döker. Yumurtaların dibe yapışmaları da sürüklenmemelerinin sebeplerinden biridir. Dişi bir parti yumurta yumurtladıktan sonra eskisinden biraz yukarıda yeni bir çukur kazmaya girişir, bu arada yerinden oynattığı taşlar ve çakıllar eski çukurun içine yuvarlanarak yumurtaları örter. Yumurtalar böylece 15-20 santimlik bir çakıl örtüsünün altında, yumurta yiyen balıklardan ve başka hayvanlardan korunmuş olurlar. Yavrular çıkana kadar aradan 40-70 gün geçer.
Deniz alaları sonbahar sonlarında yumurta dökerler. Bir deniz alası hayatında yedi kere yumurtlayabilir.
Gönderi Tarihi Ekim 2nd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi:
Alabalikgiller

«Som balığı alabalıkgillerin en soylu üyesi sayılır. İğ şeklinde oldukça uzamış ve az veya cok basılmış bir vücudu vardır. Burun, oldukça ufak kafasına nispetle fazla uzamıştır.Sırtının rengi mavi-gri, yanları gümüş parıltılı, karnı parlak beyazdır. Üremeye hazır som balığının vücudunda az sayıda siyah lekeler göze çarpar. Sırt yüzgecinde de siyah benekler dikkati çeker. Som balığı 130 santim uzunluğunda ve 45 kilo ağırlığında olabilir. Bu derece irilerine ancak Kuzey Rusya’daki nehirlerde rastgelinir. Avrupa’da bu devlerin çoktan dölü tükenmiştir. Oralarda 1 metre uzunluğundaki ve 15-16 kilo ağırlığındaki bir som balığı sok iri sayılır.
Som balığı’mn yurdu ılımlı Avrupa’da güneyde 43 derece kuzey enlemine, Amerika’da ise 41 derece kuzey enlemine kadar inen sulardır. Akdenize dökülen nehirlerde bulunmaz. Hayatının en büyük kısmını tatlı sularda geçirir, denizlere göç ettikten sonra her yıl nehirlere döner ve bunların kabil olduğu kadar yukarı boylarına doğru yol alır.
Som balığı’nın denizde ne yaptığını kesin olarak bilmiyoruz, Tek bilinen şey, doğduğu nehirden hiç bir zaman fazla uzaklaşmadığıdır. Denizin buralara yatan derinlerine çöker ve tıka basa karnını doyurmaya bakar.
Çoğu som balıkları nehirlere girdikten sonra yemeden kesilirler. . Nehre henüz girmiş som balıkları’ndan yakalananların incelenmesi midelerinin boş olduğunu göstermiştir. Bununla beraber Norveç’teki ve kısmen de îskocya’daki ve Amerika’daki nehirlere giren som baiıkları’nda durum başkadır. Bunlar nehirlerde de beslenmeye devam ederler, bu yüzden de bu ülkelerde olta ile som balığı tutmak çok rağbet gören bir spordur. Fakat bu som balıklan da nehirlerin yukarı boylarına yaklaşırken öbürleri gibi yemeyi bırakır.
Som bahkları’nm nehirlerdeki yolculuğu izlenirse, bu isin oldukça ağır olageldiği ve araya, balıkların nehir yatağının derin noktalarında hareketsiz yattıkları uzunca dinlenme devrelerinin girdiği görülür. Bundan ötürü de nehirlerde yılın herhangi bir mevsiminde som balığına rastlanabilir.
Som balıkları yumurta dökme alanlarına bir an önce varmaya içgüdüsel bir zorlama duyarlar. Bu her ne pahasına olursa olsun asmaya, yakalandıkları ağlan paralamaya, Yollan üzerine atlamaya çalışırlar. Yolları üzerine bir çağlayan çıkınca 2-3 metre yükseğe sıçradıkları görülmektedir. Bu atlayış başarılı olmadığı takdirde, yeniden teşebbüse geçerler ve bazen çıplak bir kayanın üzerine düşmek sonucunda in
Gönderi Tarihi Ekim 2nd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi:
Alabalikgiller

A LABALIKGİLLER» uzun ve yuvarlağımsı vücutları pullarla örtülü olan balıklardır. Sırt yüzgeçlerinin arkasında ışmsız bir yağ yüzgeci bulunur. Solungaç yarıkları da gırtlaklarına kadar yarılmıştır. Alabalıkgiller, dişlerine göre ayrı iki gruba bölünürler. Birinci grup üyelerinde ufak ağız kuvvetsiz dişlerle silâhlıdır, ikinci grupta ise birçok dişler enikonu gelişmiştir, tik grup üyelerinde pullar iri, ikincilerde ise ufaktır. Balığın başı ile kuyruk yüzgecinin dışındaki yüzgeçleri daima pulsuzdur. Pulları ne kadar ufak olursa, o alabalık o nispette değerli sayılır.
Alabalıkgillerdin birçok bölgelerin insanları için ekonomik değeri büyüktür. Bu balıkların eti, renginin temizliği, kılçıksız, yumuşak ve kolay sindirilir olması dolayısıyle çok makbuldür ve hastalara bile dokunmaz. İskandinav ülkelerinde, Rusya’ da ve Sibirya’da halkın çok önemli bir yiyecek maddesidir. Alabalık konservesi bu memleketlerin ihracatında da önemli bir yer tutar.
Alabalıkgillerin «Salmo» grubu üyeleri ufak pullarla örtülüdür. Her iki çenelerinde, damaklarında ve dillerinin üzerinde dişleri vardır.