Baliklar kategori için arşiv kayıtları.

Akya Balığı

Gönderi Tarihi Aralık 31st, 2007 , Yazar :admin Kategorisi: Baliklar

AKYA BALIĞI 

Akya Kuzu Çıplak

akya balığıErkin Yeni Foça Akya AvıAkya lichidae familyasından olup, lichia amia olarak bilinir, ülkemizde çıplak ve kuzu adlarıyla biliriz.. onu çıplak ismini veren özelliği ise üzerinde hiç pul olmamasıdır, buyüzden birçok bölgemizde çıplak olarak bilinir. Üst kısmı maviden başlayıp yan tarafına doğru yeşilimsi olmaktadır. Kuyruğundan başlayan uzun bir çizgisi vardır, bu çizgi baş tarafına kadar uzayıp gider. Karın bölgesi kirli beyaz, ağzı bir balığı kolayca yutabilecek kadar geniştir.

akyalar sürüler halinde dibe yakın yüzerler ve çok ataktır, tehlike sezisi aldığı anda gözden kaybolur. Bilinen ağırlıkları 20 kilo kadardır. Ancak 50-60 kilo ağırlığa kadar ulaşabilmektedirler.

Balığın Genel Özellikleri ve Detayları:
Tür Boy (uzunluk cm) Kilo (hangi tür kaç kilo) Üreme Ayı
Akya 50-110 cm 12kg - 60 kg nisan, mayıs
Çıplak 50-110 cm 12kg - 60 kg “ “ “ “
Kuzu 50-115 cm 12kg - 60 kg “ “ “ “
Akya Balığı Avcılığı:

En çok kullanılan yöntem atıp bırakma takımıdır, diğer yöntemler ise tekne ile sırtı avı ve paragat ile avcılıktır.Atıp bırakma takımında canlı balık kefal, ısparoz, karagöz kullanılmasını tavsiye ederiz, sırtı avında rapala magnum serisi, paragat için parçalar halinde taze sardalya veya uskumru öneririz. Kaynak:Akya

AKYA-SARI KUYRUK (KUZU) AVCILIĞI

Akdeniz’in en meşhur balıklarından biridir. Kolyoz, sardalya, istavrit, kalamar, sübye, zargana, palamut gibi balıklarla beslenir. 1-1.5 m. Boya 20 kg. ağırlığa ulaşırlar. Genellikle suyun yüzüne yakın ve orta sularda avlanırlar. 1-200m. Derinliğe kadar sularda yaşarlar.

A-BIRAKMA OLTA İLE AKYA AVI:

Orkinos bırakmasına benzer. Beden 100 nr.misinadan yapılır. Beden ucuna 4-6 no fırdöndü bağlanır. Bölge balığının büyüklüğüne göre 0.70-100 no arası misina 5 kulaç kadar ölçülüp fırdöndünün diğer ucuna bağlanır, ucuna da 2330 DT veya 2310 2-5 no. iğne bağlanır. Yem olarak yukarıda yazdığımız, beslendiği balıklardan herhangi biri kullanılır. Yemin canlı olarak kullanılması tavsiye edilir. Yem takma şekli orkinostaki takma şekli gibidir. Çevrede orkinos, palaska, kılıç, torik gibi balıklar varsa bunlarında oltaya gelmesi mümkündür. Dikkatli olup gerektiğinde takımı şamandıralamayı unutmayınız.

B- SIRTI İLE AKYA AVI:
Beden misinası 100 lük kullanılır. Yapma balık kullanılacaksa kolyoz, zargana, uskumru, sübye benzeri en az 3-5 m. Dalabilen metal ağızlı yapma balık kullanılır. Beden ucuna bağlanan yapma balıktan makaraya doğru 10 kulaç ölçülüp 4-6 no fırdöndü, bu fırdöndüden de 10 kulaç daha ölçülüp bir fırdöndü daha bağlanır. Bu ili fırdöndü arasına 150 gr. Delikli kurşun takılacaktır. Takım denize toplam 50 m. Kadar salınarak avlanma yapılır. Bu takıma da iri balıkların gelmesi mümkün olduğu için misina makarasının sonuna şamandıra beden eklemek amacıyla kasa gözü yapmakta fayda vardır. Bu avcılıkta da teknemizin her zaman çalışır durumda olmasına, bıçağımızın ve kancamızın her an elimizin altında olmasına dikkat etmeliyiz. Kaynak:Akya Balığı

—–

*   Ağustos 2003 tarihinde Recep ve Ömer Çalışkan tarafından tutulan 115 cm boyunda 15 kg’lık Sarıkuyruk (Akya-Kuzu) balığı. Bu balığın fotoğraflarını Deniz ve Balıkçılık dergisinin düzenlediği yarışmaya gönderdiler Türkiye 5.si oldular.

* Bu balık ölçülerinde bir diğer balığı da bu fotoğraflardan 4 gün sonra Oğuzhan ve Hande ile beraber çıktığımız avda tuttuk, onun boyuda 110 cm civarında idi.  Sayfa Gitmek İçin Tıklayınız

——

Dev Akya balığı yakalandı

dev akya balığıHaber:03 Mayıs 2007 12:21

Antalya’nın Gazipaşa ilçesi Kaledran mevkiinde balık avına çıkan bir balıkçının ağlarına takılan dev Akya cinsi balık görenleri şaşkına çevirdi.

Balıkçılar Dev bir Akya balığı yakaladı

Antalya’nın Kaledran mevkii açıklarında bir balıkçının ağlarına takılan dev Akya cinsi balık görenleri şaşırtıyor.

Teknesiyle Gazipaşa ilçesi Kaledran mevkiinde balık avına çıkan Ali Özçelik’in ağına Akya cinsi dev bir balık takıldı.

Gazipaşa’da satışa sunulan 30 kilo ağırlığındaki balık, herkesin dikkatini çekti.

Özçelik, balığın kilosunu 15-20 YTL arasında sattıklarını belirterek “Yakın zamanda böyle büyük balık yakalamamıştım. Keşke her zaman ağımıza büyük balıklar takılsa” dedi.
İHA
Dev Akya balığı yakalandı
03 Mayıs 2007 12:21
haber7.com

Ağaçta Yaşayan Balık

Gönderi Tarihi Ekim 18th, 2007 , Yazar :admin Kategorisi: Baliklar

ağaçta yaşayan balıkDoğal hayatın bilinen ana kurallarından biridir.” Kuşlar ağaçta, balıklar suda yaşarlar”.

Gariplik o ya, Amerikan bilim adamları Rivulus marmoratus Poey adını verdikleri balığın ağaçta da hayatta kalabildiğini keşfetmiş.
Bu balık gerektiğinde sudan çıkıyor ve  ağaçta yaşamaya devam edebilen  bir balık türü.
Florida’daki bir çevre koruma programı yetkilileri, “Rivulus marmoratus Poey” isimli balığın hem ABD’nin bu eyaletinde, hem de Orta Amerika ülkesi Belize’de yaşadığını bildirdi. Mangrov ormanlarında yaşayan balık, biyolojik yapısını geçici olarak değiştirip su dışında da soluk alabiliyor.

Amerikalı bilim adamı Dr Scott Taylor ve ekibi, bu balıkların çekilen sularla birlikte ağaç dal ve kökleri üzerinde aylarca yaşayabildiğini söylüyor. Beş santimetre (2 inç) uzunluğundaki balık, suyun çekilmesiyle birlikte dallar üzerinde kalsa bile ölmüyor. Çift cinsiyetli balıklar, su tekrar yükselince, metobolizmalarını tamamen değiştirerek yeniden eski yuvasına dönebiliyor.

Havada nefes alabilen tek balık türü “Rivulus marmoratus Poey” değil. Güney-Doğu Asya’ da yaşayan yürüyen kedi balığı (walking catfish) da hava soluyabiliyor.

Kurt Balıkları

Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Baliklar

Kuzey Atlantik ile Kuzey Pasifiğin soğuk suları, adına «kurt balığı» diyebileceğimiz yırtıcı görünüşlü bazı balıkların (Anarhichadidae) yurdudur. Horozbinagiller’in bu akrabalarının, önde kuvvetli köpek dişleriyle silâhlı çeneleri, arkada ise yuvarlanmış öğütücü dişlerden meydana gelmiş ağır kemiksel levhaları vardır. Bu balıkların, adları ve görünüşleri kadar, korkusuzlukları da «kurt» adına uygundur. Fakat ısırma ve öğütme mekanizmalarını, başka balıkları avlamakta değil, başlıca besinleri olan sert kabuklu yumuşakçaları kumun içinden tarayıp ezmekte kullanırlar.
Kurt balıkları akrabaları horozbinagiller’e kıyasla birer devdirler. Adi deniz kurdu veya Atlantik deniz kurdu (Anarrhichas lupus) 1-2 metre uzunluğunda olur. Bu balığın levrek’le, ya da yayınbalığıgiller’le karıştırılmaması lâzımdır. Bu tür, üzerine saldırmaktan ve feci surette ısırmaktan çekinmediği insanlar için dahi tehlikeli, yırtıcı bir balıktır. Pasifik’teki bir akrabasının uzunluğu 240 santimi bulur. Atlantik türü top şeklinde toplanan iri yumurtalar yumurtlar. Anne ile babadan biri daima yumurtaların başında nöbet bekler.
Horozbinagillerdin başka akrabaları arasında «Salarias» grubu sayılabilir. Bu küçük balıkların erkekleri, renkleri ve başlarının üzerinde bir tepenin bulunması bakımlarından dişilerden ajnftlırlar. Cezir zamanı suyun dışına çıkan kayalarda yaşar ve karın yüzgeçlerinden ayak gibi faydalanarak koşarlar, tırmanırlar, hatta sıçrarlar.

HOROZBİNAGİLLER

Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Baliklar

HOROZBİNA» lar (Blennidae) irilikten veya güzellikten yana avantajsız durumda iseler de, bu son dereee ilginç balıklar olmalarına engel değildir. Meselâ, islerinden bazıları suda olduğu kadar, karada da rahattırlar. Bu küçük yaratıklardan bazıları vakitlerinin hemen yarısını kayaların arasında hoplamakla geçirirler. Dalgalar tarafından karaya vurulmuş da değillerdir. Kendi arzuları üzerine sudan çıkarlar.
Horozbinagiller’in çoğu 15 santimden kısa olan ufak banklardır. Sığ ve sıcak tuzlu sulan severler. Buralarda kıyı kayalarının ve yosunlarının, kıyı gölcüklerinin ve küçük koyların içine gizlenerek pusudaki düşmanlarından korunurlar. Pek azı soğuk ve tatlı sularda barınır. Meselâ, «Blennius fluviatilis» yani nehir horozbinası.
Dişi, kaya yarıklarının içine veya kabukların, ya da başka batık cisimlerin altına yumurtalarını yumurtlar. Bu yumurtalar yapışkandır. Erkekle dişi arasında gerek renk, gerek şekil bakımından ayrılık vardır.
Mutedil enlem kıyılarındaki horozbinagiller kemerli profilleri ve ‘kaim üst dudaklarından tanınırlar. Alınlarının üzerinde veya gözlerinin yukarısında çok kere dokunaçları vardır. Başlıca horozbinagil türleri, kafası dokunaçtan yoksun »Blennius pholis», kafasının üzerinde, gözlerinin arasında kenarları dişli bir üçgen biçiminde çıkıntısı olan «Blennius galerita», her bir gözünün üzerinde bir sorgucu bulunan «Blennius gattorugine» ve önceki gibi sorguçlara ilâveten, sırt yüzgecinin üzerinde siyah bir gözü bulunan gözlü horozbina’dır (Biennius ocellaris).
Horozbinagiller çok kere medden kalan kıyı gölcüklerinde sürü halinde yaşarlar. En ufak bir tehlike halinde kaçar ve taşlarla yosunların altında gizlenirler. Akvaryumlarda bu balıklarla ilgili ilginç müşahede lerde bulunulur. Meselâ, yumurtalarını tabiî oyukların tavanına veya taşların altına yapıştırırlar. Dişiler bu iş için karınlarını yukarı çevirirler. Anne ile baba yumurtalara ortaklaşa bekçilik ederler. Erkeğin, bulduğu yiyecekleri getirip dişisiyle paylaştığı söylenir.
«Clinidae» ailesi üyeleri de birçok bakımlardan horozbinagiller hatırlatırlar. Yalnız sırt yüzgeçlerinde dikensel ışın sayısı çok daha fazladır. Çenelerindeki dişler de bir yerine, iki sıra üzerine dizilidir. Bu balıklar da tropikal ve mutedil bölgelerde sığ sulu tuzlu sulan tercih eder ve çok kere medden kalma gölcüklerde kayaların ve yosunların arasında görülürler. Bazıları parlak renklidir. Erkeklerle dişilerin vücut ve yüzgeç şekli çok ‘kere farklıdır. Bazı türler canlı yavru doğururlar. Batı Hint adalarında rastlanan bir tür ise canlı süngerlerin içini yuva olarak kullanırlar. «Clinidae» ailesi üyeleri genellikle horozbinagiller’ den iridirler, fakat uzunlukları gene de 30 santimi geçmez. Her iki grupta belki 500 tür bulunur. Clinidae’ lerden «Clinus argentatus» Akdeniz” in kayalık kıyılarında yaşar. Bu türün uzunluğu 10 santimi geçmez. Bir dişi yumurtlayacağı vakit, bir yosun kümesinin içine girer ve ta ki yumurtalar vücudundan atılana kadar fıkırdar durur. Bu yumurtalar, yılankavi ve yapışkan ipçiklerinin sayesinde birbirlerine ve yosunlara yapışırlar. Bir erkek çok geçmeden çıkagelerek yumurtaları döller ve onları kuyruk yüzgecinin hareketleriyle havalandırmaya girişir.
Tereyağıbalığıgiller (Pholididae), yukarıki türlerin kuzey denizlerinde yaşayan akrabalarıdır. «Tereyağı balığı» nın (Pholis gunnellus) uzun vücudu, sırt yüzgecinin her bir yanında beyazla çevrili on kadar siyah lekeyle süslüdür. Karın yüzgeçleri ilkeldir. Bu türde ayaksızlaşmaya bir eğilim vardır. Tereyağı balığı 20-25 santim uzunluğunda olur.
Tereyağı balığı bir taşın altında veya kaya oyuğunda yuva yapar. Yuvası içi boş bir kabuk bile olabilir. Kar gibi beyaz yumurtaları ceviz iriliğinde bir küme meydana getirir. Erkekle dişi yumurtaların bekçiliğinde ve bakımında işbirliği ederler. Bazen içlerinden biri, yumurta kümesine sarılarak sanki kuluçkaya oturur.

DOKTOR BALIKLARI -TEHLİKELİ KUYRUKLU YARATIKLAR

Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Baliklar

DOKTOR balıkları’nın kuyruklarının kaidesinin her bir yanında sivri bir diken bulunur. Bu dikenler cerrah neşteri biçimindedir, balık ise onları, yanından geçen . başka balıkları yaralamak için hareket ettirebilir. Doktor balığı’nm bazı dillerdeki ismi bu yüzden «cerrah balığı» dır. Üyesi bulunduğu «Acanthuroidei» takımının isim anlamı «dikenli - kuyruklar» dır. Fakat bazı türlerde yassı kemiksel levhalar bu sivri uçlu dikenlerin yerini almıştır.
Bu grubun, tropikal denizlerde çok kere kayalıkların etrafında bulunan yüz kadar türü bilinir. Hepsi «Acanthuridae» ailesine girerler. Bazı türler parlak renklidir. Birkaçının alnının ortasında garip bir boynuz yetişmiştir. Takımın balıklarında, vücut yanlardan basılmıştır ve ince pullarla örtülüdür. Yüzgeçlerde çok sayıda diken vardır. Karın yüzgeçleri de adamakıllı öndedir. Dişler keski gibi, ağız vücuduna ve başına nispetle oldukça ufaktır.

BAYRAK BALIĞI

Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Baliklar

(Chaeîodon setifer)

Kızıldeniz’in Arap balıkçıları, Hint Okyanusunda da bulunan bir deniz kelebeği’ne, sırt yüzgecinin beşinci ışınının olağanüstü uzamış olmasından dolayı bayrak balığı derler. Bu balık, mat beyaz zemin üzerinde çeşitli yönlere uzanan daha koyu yollarla süslüdür. Çok kere siyah ve beyazla çevrili bir lekesi olan sırt yüzgecinin arka kısmı limon sarısı, üst kısmı ise alev kırmızısı, kuyruk yüzgeci gene limon sarısı ve arkaya doğru açık sarı renkte yarım ay biçimli bir leke ile süslü, anus yüzgeci turuncu ve siyah çerçeveli göğüs ve karm yüzgeçleri kızılımsı-gri beyazdır. Bennett kıllı dişlisi (Chaetodon frenıblii) denilen bir başka türde ise sarı zemin üzerinde uzunlamasına yedi mavi yol dikkati çeker.

DÖRT GÖZLÜ DENİZ KELEBEĞİ

Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Baliklar


(Chaetodon capistratus)

Dört-gözlü deniz kelebeği, Birleşik Amerika’nın güney doğusu ile Panama arasında mercan kayalanna ve komşu bölgelere rağbet eder. Bu balığın gözünden dikey olarak geçen siyah yol ve sırt yüzgecinin arka kısmının hemen altındaki iri siyah leke, tatlı sarı rengiyle tezat halindedir. Balık, dört-gözlü ismini, sırt yüzgecinin altındaki siyah lekeden alır. Yavrularda bu leke yerine geniş bir esmer bölge bulunur. Dört-gözlü deniz kalebeği 15 santim uzunluğunda olabilir.

KILLI - DİŞLİGİLLER

Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Baliklar

TUZLU-SU deniz kelebekleri» ile akrabaları, bütün balıkların en parlak renklileri arasındadır. Bu balıklar, ismini taşıdıkları güzel böceklerin suda yaşayan kopyeleridir sanki. Onlara, en çok kıyı sularında ve mercan kayalarının çevresinde rastlamaktayız.
İki yanlarının arası dar, sırtları ile karınlarının arası ise hayli derin olan bu balıklar, sırt, anus ve kuyruk yüzgeçlerine kadar uzanan ufak pullarla örtülüdürler. Yüzgeçlerinde adamakıllı gelişmiş dikenleri vardır. Karın yüzgeçleri ise göğüs yüzgeçlerinin altında, ya da biraz önündedir.
Bu yassı yaratıkların ufak bir ağzı vardır, dişleri de kılınışıdır. «Kıllı - dişligiller» anlamına gelen bilimsel adları (Chaetodontoidei) bundandır. Yavrular küçükken garip bir safhadan geçerler: Bu safhada kafaları kemiksel levhalarla silâhlı olur. Kıllı - dişligiller’ih iki yüzü aşkın türü vardır. Çoğunluğu Doğu Hint ve Batı Hint adaları ile başka tropikal adaların çevresinde yaşarlar. Bir, iki türü ise acı sulara girer.
Kelebek balıklan, (Chaetodontidae) ile bazı dillerde melek balıklan (Pomacanthidae) denilen grup, takımın tipik üyeleri olup türlerin çoğunu içlerine alırlar. «Melek balıklan» genellikle ötekilerden iri olup 60 santimlik bir uzunluğa erişebilirler. Bazı yerlerde etleri yenilir.
Takımın başka bazı üyelerini tanımak için dünyanın uzak köşelerine gitmek lâzımdır. «Scatophagidae» ailesi üyeleri Kızıldeniz’den başlayarak Hindistan ile Batı Pasifiğin üzerinden kuzeyde Japonya’ya, güneyde ise Avustralya’ya kadar uzanan geniş alanda acı ve tatlı sulardan başka, tuzlu sularda da yaşarlar. Sekiz türlerinin en irisi 30 santim uzunluğunda olur. «Zanclidae» ailesi üyeleri, kalın gagalan, pala biçimli uzun sırt yüzgeçleri ve siyah, sarı ve beyaz renkli dikey bantlarıyle öbür akrabalarından ayrılırlar.

OKÇU BALIK

Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Baliklar

(Toxotes jaculatrix)

Okçu balık», avlarını su damlacıklarıyle vurur. Bu balık, ta ki bir yaprağın üzerinde, ya da kıyıda dinlenen bir böcek görene kadar yüzeyde yüzer, bundan sonra derhal mevzi alarak ağzını suyun dışına uzatır ve avına su damlacıkları püskürtür. Usta bir nişancı olduğundan, böcek isabet alarak suya yuvarlanacaktır. Okçu balıklar 120 santimlik mesafelere kadar yüzde yuz isabet kaydederler. 20-25 santim uzunluğunda olabilen iri türleri su damlalarım 350 santim uzağa kadar savurabilir.
Okçu balık’m nişancılığının sırrını ilk bakışta anlamak zordur. Suyu tükürmek için olağanüstü uzamış bir ağzı veya görünürdeki herhangi bir tertibi yoktur. Ağzı iri değildir, ve aşağıya dönüktür, fakat su püskürtmeyen başka balıklarmkinden pek o kadar başka değildir. Gözleri de iri olmakla beraber, olağanüstü değildir.
Bu su püskürtme mekanizmasının sırrı, ancak okçu balık’m ağzının içi gözden geçirildiği zaman anlaşılır. Damakta dar bir oluk dikkati çeker. Gayet oynak olan dil yukarı kalkarak bu olukla birleşmek suretiyle ince ve düz bir boru meydana getirebilir. Okçu balık, solungaç kapaklarını hızlı hızlı çırparak bu borudan su geçirir. Dilin ucu da her halde bu arada boruya kapak vazifesi görür.
Okçu balık’lar hem su, hem de kara yaratıklarıyle beslenirler. Güney Doğu Asya’da, Hindistan ile Filipinler arasında genellikle deniz kıyısına yakın tatlı ve acı sularda yaşarlar. Üreme âdetleri hakkında, yumurtlamalarının ve yeni yumurtadan çıkmış yavruların mayısta Siyam’nı Bangkok şehri yakınlarında görülmesinin dışında bir şey bilinmez.
Okçu balıklar’m, hepsi Güney Doğu Asya’da, Avustralya’da ve Güney Batı Pasifiğin adalarında yaşayan sekiz türü vardır. Bunlar «Toxotidae» ailesini meydana getirirler.

YAPRAK BALIĞI

Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Baliklar

Bazı ilginç Dikenli - Yüzgeçliler

(Monocirrhus polyacanthus)

«Yaprak balığı», tembel tembel dolaşırken göze kuru bir yapraktan farksız gözükür. Basılmış vücudu kabataslak bir yaprak biçimindedir. Benekli esmer rengi de kuruyup bir çalıdan veya ağaçtan suya düşmüş bir yaprağa benzerliğini artmr. Balığın çenesindeki tek kalın tel, tıpkı bir yaprak sapını andırır. Göğüs yüzgeçleriyle sırt ve anus yüzgeçlerinin arka kısımları hemen hemen göze gözükmeyecek derecede saydamdırlar. Yaprak balığı bunları titrettikçe göze görünmeyen bir kuvvet tarafından sürülmüş gibi suda kayar.
Yaprak balığı’nm tabiî kamuflajı, avı olan daha ufak balıkların yanına sokulup geniş ağzının bir hamlesiyle onları yutmasına da imkân verir.
Yaprak balığı’nın yumurtaları minik saplarla bitkilere ve kayalara yapışırlar. Anne veya babadan biri, üç gün sonra yavrular çıkana kadar yumurtaları yelpazeleyecek ve onlara bekçilik edecektir. Yaprak balıklan Güney Amerika’nın kuzeyinin tatlı sularında yaşarlar. Uzunlukları 8-9 santimi bulur.
Yaprak balıklan, dünya yüzüne garip şekilde dağılmış «Nandidae» ailesinin üyeleridirler. Hindistan’da, Güney Doğu Asya’da ve Doğu Hint adalarında bu aileden beş, altı tür, Batı Afrika’da bir tür, Güney Amerika’nın kuzeyi ile Trinidatta ise, içlerinden biri de yaprak balıkları olan iki, üç tür vardır. Asya’da yaşayan 20 santimlik iri türlerin eti yenilir. Bu Asya türleri arasında ikisi, üçü bazen acı sularda da bulunurlar