
(Acanthostracion quadricornis)
İnek balığı, her yere beraberinde taşıdığı sandığının içinde yaşar. Bu balığın kafasındaki ve vücudundaki pullar değişmeye uğrayarak altıgen biçiminde kemiksel levhalar halini almıştır. Bunlar birbirleriyle perçinleşerek, yüzgeçlerin, gözlerin, çenelerin ve kuyruğun çıktığı yerler dışında, balığın bütün vücudunu kaplayan sert ve hareketsiz bir kutu meydana getirirler, tnek balığı’nm, gözlerinin tam önünde ileriye yönelmiş bir çift ufak ve sivri boynuzu vardır. Vücudunun arkasında da arkaya yönelmiş üç diken çifti dikkati çeker.
İnek balığı, kaplumbağa gibi, hareketsiz bir kabuğun içinde mahfa-zalanmış bulunduğundan gene kaplumbağa gibi pek çabuk hareket edemez. Ön plânda sırt ve anus yüzgeçlerinin, ikinci plânda da göğüs yüzgeçlerinin ve kuyruk yüzgecinin yardımıyle suyun içinde «kürek çekmesi» lâzımdır. Solucanlarla ve sivri ve sağlam dişleriyle kırdığı mercan kayalarının içindeki başka küçük yaratıklarla beslendiğinden, avlarının arkasından hızlı yüzmesine esasen hacet yoktur.
İnek balıkları, vücutlarının oynaklık özelliğini kaybetmiş olsalar bile, renk değiştirmek özelliğini muhafaza ederler. Bazen lekesiz beyaz renktedirler, başka seferler, açık mavi işaretlerden örülü bir ağla süslü esmer veya kahverengidirler. Kabukları solungaçların etrafında su muhafaza ettiği için, suyun dışında iki saatten uzun süreler yaşayabilirler.
İnek balığı 0.75 milimetre çapında yüzer yumurtalar yumurtlar. İki gün sonra bunlardan çıkan larvalar, bir haftaya kalmadan erginlere öz zırhı geliştirmeye başlarlar. Ergin inek balıklan yaklaşıik olarak 30 santim uzunluğunda olurlar. Atlantik Okyanusunun tropikal enlemlerinin her iki yanında da bulunurlar. Görünüşleri iştah açıcı değilse de, etleri lezzetlidir ve balığın kendi kabuğunun içinde pişirilir.

(Monacanthidae)
Çok kere çotiragiller’le aynı gruptan sayılırlar. Derileri, ele törpü gibi gelmesine sebep olan minik sivri uçlarla kaplıdır. Şekil bakımından akrabaları çotira balıkları’na benzerlerse de, vücutları daha dardır, ilk sırt yüzgeçleri de bir tek uzun dikenden ibarettir. Genellikle ufak balıklardan sayılırlar: Çoğu 30 santimden kısadır. Bu türlerin sıcak aylarda yüzer yumurtalar yumurtladığı sanılmaktadır.
(Balistes capriscus)
Çotira balığı, çotiragiller’i Akdeniz’de ve Atlantik kıyılarında temsil eder. 1930′da Hollanda kıyılarında yakalanan bir tanesi, akvaryumda yaşatılâbilmiş ve dört aym içinde 18 santim büyümüştü. Çotira balığı’nın rengi, öbür çotiragillerinkinden farklı olarak pek o kadar göz alıcı değildir ve morumsu kahve zemin üzerinde çeşitli renklerde dalgalardan meydana gelir. Uzunluğu 30 santim kadardır.
Çotiragiller’în basık vücutları iri ve sert pullarla kaplıdır. Karın yüzgecinden sadece kısa bir kesik parçası artakalmıştır. bazı türlerde
bu da yoktur. İlk sırt yüzgeçleri birkaç dikensi ışından ibarettir. Yu muşak olan ikincisi anus yüzgeciyle simetrik durumdadır. Büyük kuyruk yüzgeci genellikle yuvarlaktır ve ortadan ayrılmıştır, fakat başka şekilde de olabilir.
Çotiragiller, gagalan olmamasına rağmen, yumuşakçaların kabuklarını kıracak kadar kuvvetli dişlerin sahibidirler. Orta ve Batı Pasifik sularının balıklarıdır. Hemen hepsi, parlak renkleriyle uydukları mercan kayalarının arasında yaşarlar. Kıllı: dişligîllerte papağanbalığıgillerin komşularıdır.
Çotiragiller’in rengini tarif etmek, bütün türlerini gözden geçirmeyi gerektirir. Zira hiç bir tür ötekinin eşi değildir. Kırmızılar, maviler, yeşiller, sarılar, morlar, turuncular v.sr, yollar veya geniş lekeler halinde vücutlarının yüzeyinde veya yüzgeçlerinde gözü alır. Alacalı. bulacalı bazı papağanlara bu bakımdan benzedikleri olmuştur. Kafalarının
her bir köşesi bile başka renklidir. Meselâ, bir renk halka gibi ağzın etrafım çevirir, bir başka renk bıyık gibi uzanır, gözlerinin de başka renklerden sanki kaşları ve kırışıkları vardır. Bu kadar renk bulamacı soytarılarda bile yoktur. Hele kuyruk yüzgeci, en çeşitli renklerin yan yana dizili olduğu bir ressam paleti görünüşündedir.
Çotiragiller’in bir başka özelliği, sırt yüzgeçlerini meydana getiren dikenli ışınlardır. Bu ışınlar üg tane olunca, ilk ikisi ancak tetik vazifesi gören üçüncüsünün etkilenmesi suretiyle indirilebilir. Dikenler iki tana olunca, ilkinin kalkıp inmesi ikinci dikenin elindedir. Bu özellik yüzündendir ki, çotiragiller’e bazı dillerde »tetik balıkları» derler. Hemen hepsinin uzunluğu 15 santimle 60 santim arasında oynar.
Çotiragiller’in astropikal ve komşu ılımlı denizlerde yaygın pek çok türü bilinir. Bunlara dilimizde bazen «gütre balıkları» da denir.
TROPÎKAL enlemlerdeki az derin okyanus sulan, çotira balıklarının, sandık balıklarının, kirpi balıkları’nın ve en az onlar kadar garip akrabalarının yurdudur. Bu balıklar çok kere mercan kayalarının etrafındaki sularda kaynaşırlar. Aerodinamik yapı hiçbirinde yoktur. Fakat bu balıkların çoğu düşmanlarıyle başa çıkabilecek güçtedirler. Gayet gösterişli savunma mekanizmaları vardır. Bazıları kirpi gibi diken diken olur, bazıları kemiksel bîr kalkanla saldırıları püskürtür, başkaları da düşmanı korkutmak için birdenbire balon gibi şişebilir. Birkaçının, ıstıraplı yaralar açabilecek sivri dişleri vardır.