Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi:
Gumus Baliklari

(Sphyraena barracuda)
“Büyük barrakuda» nın yırtıcılığı hakkında anlatılanlarda hiç bir fazlalık yoktur. Bu balığa haklı olarak «denizlerin kaplanı» denilmiştir. Korkusuz ve meraklı büyük barrateuda, yüzen, bir insanın hareketlerinden başka balıklar gibi ürkmez.
Büyük barrakuda, kocaman çenelerinin bir kapışıyle bir adamın ba cağını koparabilir, ya da kolunu veya bacağinı, kesilmelerini gerektirecek derecede yaralayabilir. Bu balığın jilet keskinliğindeki sivri dişleri, karşı çenedeki dişlerin arasına girerler. Üst çenenin önünün her iki .yanında, diş etinden itibaren hemen hemen 2 santime yakın çıkıntı yapan 2-4 iri köpek dişi yer alır. Bu dişlerden bir, iki tane de alt çenenin ucunda vardır. Bu dişlerden kırılanlar veya aşınanlar, yanlarındaki yedeklerle yenilenir.
Büyük barrakuda’nın turna balığınınkini andırır uzun vücudu suyun içinde anî hamlelere elverişlidir. Bu balığın besini, gözle takip edilemeyecek kadar büyük bir hızla üzerlerine saldırdığı başka balıklardır.
Büyük barrakuda’nm üreme âdetleri hakkında fazla bir şey bilinmiyor. Bununla beraber ilkbahar başlarında yumurtladığı ve yumurtalarının okyanusun yüzeyinde, yüzdüğü tahmin edilmektedir. Büyük barrakudalar’m 3 metre uzunluğunda olanları görülmüşse de,, ortalama uzunlukları 1.5 - 2 metreyi geçmez.
Büyük barrakuda kuzey sularına çıkmaz. Asıl yurdu Batı Hint adalarıysa da, güneyde Brezilya’ya kadar olan sularda da rastgelinir. Bütün barrakuda’larm içinde insan için en tehlikelisi budur. Birleşik Amerika’ nm doğu kıyılarındaki «kuzey barrakudası» (Sphyraena borealis) ile «Pasifik barrakudası» (Sphyraena argentea) zararsızdır. Asya’nın güney doğusunda Doğu Hint adaları sularında rastlanan bir barrakuda’nm da insanlara saldırdığı duyulmuştur. Avrupa kıyılarına yaklaşan biricik barrakuda «iskarmos» (Sphyraena sphyraena) tur. Ender rastlanan bu balığın uzunluğu 1 metreyi geçmez. Yurdu, Atlantiğin bütün sıcak bölgelerini ve Akdeniz’i içine alır.
Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi:
Gumus Baliklari

Birleşik Amerika’da ogrunion» adiyle tanınan tropikal gümüşbalığıgil türünün karada elle yakalandığını biliyor muydunuz? Bu inanılmayacak balık tutma usulü, bilimsel adı «Leuresthes tenius» olan bu balığın, yumurtalarım suyun dışında, Kaliforniya kumsallarına yumurtlamasının sonucudur.
Bu tropikal gümüş balıkları mart ile temmuz ve ağustos ayları arasında her yeni ve dolunaydan sonra bir, iki gün yumurta dökerler. Bu işe gece meddinden 15 - 40 dakika sonra başlarlar. Dalgalarla gelerek karaya çıkan her dişi bu sırada birkaç erkekle çevrilidir. Dişi kumsala çıkar çıkmaz, kuyruk önde olmak üzere göğüs yüzgeçlerine kadar yumuşak ve ıslak kuma gömülüdür. Erkekler de kumun yüzeyinde ona kabil olduğu kadar yakın olarak kıvrılır. Dişi yerin altına bir miktar yumurta bırakır. Dişi bir yandan kendini kumdan kurtarmak için çırpınırken, erkeklerin sıvısı çukurun içine akarak yumurtaları döller.
Bundan sonra erkeklerle dişiler sürüne sürüne denizi bulur ve dalgalarla birlikte açıklara sürüklenirler. Bütün bu işleri yarım dakikadan az sürerse de, bu balıklar dakikalarca suyun dışında kalmaktan zarar görmezler.
Yumurtalar iki hafta sonraki yüksek medlere kadar ıslak kumun içinde kalırlar. Yumurtaların sulara kapılmasından iki, üç dakika sonra yavrular dünya yüzüne çıkar ve denize sürüklenirler. Yumurtalar 1,5 milimetre çapın da ve pembe renklidir. Yeni yumurtadan çıkan yavrular 6 milimetre uzunluğunda ve oldukça gelişmiş durumdadır: Derhal yüzmeyi başarırlar.
Yumurta dökümünün civcivli zamanlarında Kaliforniya’nın bazı kumsallarında o kadar çok «grunion» bulunabilir ki, oralarda üstlerine basmadan yürümek imkânsız gibidir. Ay ışığı altındaki bir kumsalda bu ince yapılı ve gümüş renkli 15 santimlik balıkların binlercesini görmek insanın kolay kolay unutamayacağı manzaralardandır.
Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi:
Gumus Baliklari

«Gümüşbalığıgiller», beslenmek için akarsulara giren, yumurta dökmek için ise sıcak denizlerin enginlerine açılan ufak balıklardır. Vücutları uzunca ve pullarla kaplıdır. İki sırt yüzgeçlerinin arasında epey aralık vardır. Göğüs yüzgeçleri hayli yüksekte, kuyruk yüzgeçleri derin çatallıdır. Dişleri çok sayıda, fakat kuvvetsiz ve kıl biçimindedir. Gümüşbalığıgiller az veya çok kalabalık sürüler halinde sığ sularda yaşayan, kayalarla limanlan tercih eden ve buraların kumlu dipli ve sakin sulu köşelerine rağbet eden gerçek kıyı balıklarıdır. Buralarda küçük deniz hayvanları ve bitkilerle beslenirler. Hiçbir zaman iri olmadıklarına göre; önemleri, sayılarının çokluğundadır. Bazen bir ağla birkaç sandal dolduracak kadar gümüş balığı avlanır. Her ikisi de 15 santim uzunluğunda olan «gümüş balığı» (Atherina presbyter) ile «çamuka» (Atherina hepsetus), gümüşbalığıgiller’in en iyi bilinen iki türüdür. Atlantik’te, Akdeniz’de ve Karadeniz’de bulunurlar.
Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi:
Gumus Baliklari

BU GRUPTA balık besini, balık yeyiei, insan besini ve insan yeyiei olan yaratıklara rastlıyoruz. Bazıları elle yakalanacak kadar küçüktür, daha başkaları insandan iri olduklarından yakalanmaları büyük bir kuvvet ve ustalık ister.
Yanlarındaki gümüşî birer yol, «gümüşbalığıgiller» in (Atherinidae) 150′yi aşkın türünü tanımamızı sağlar. Bunların çoğunun yurdu tropikal okyanuslar ise de, birçokları acı sulara girerler, bir kısmı ise bütün hayatlarını akarsularla göllerin tatlı sularında geçirirler. Mutedil kuşakların yerlisi olan en iri türler 30-60 santim uzunluğunda olurlar. «Kefalgiller (Mugilidae) de az kalabalık bir aile değildir. Yüzden fazla türü bilinir. En iri türler 75 santim uzunluğunda ve 4-5 kilo ağırlığında olurlar. Birçokları besin olarak kıymetlidir. Meselâ, «Mugil dobula» Avustralya’da en büyük ekonomik değeri olan iki balıktan birisidir. Kefalgillerin birçoğu, yumurta dökümü mevsiminde vakitlerinin çoğunu geçirdikleri tropikal veya mutedil okyanus sularından ayrılarak acı veya tatlı sulara girerler. Bazıları daimî olarak tatlı sularda yaşar.
Seri avcılar ve yırtıcı katiller olan «barrakuda» lar bütün sıcak denizlerde kol gezerler. «Sphyraenidae» ailesinde barrakuda’larm yirmi kadar türü vardır. Bu, turnabalığıgillere benzer balıkların en irisi Batı Atlantik’in değme kaplan kadar yırtıcı barrakudası’dır. Takımın başka
üyeleri hiç de korkunç değildir. Meselâ, «ipliksi yüzgeçli balıklar» (Polynemidae) bunlardandır. Bu balıklar, tropikal denizlerin kıyılarına yakın yaşar ve bazen, belki de yumurta dökmek için tatlı sulara girerler. Erginleri genellikle 30 santimden kısaysa da, bazı türlerin uzunluğu 180 santimi geçer. Bunların garip göğüs yüzgeçleri vardır: Her biri iki kısımdır. Üst kısım aleladedir, fakat alt kısım, yarım düzine uzun, ayrı ve ipliksi ışından meydana gelmiştir. Bu balıkların ismi de zaten bu özelliklerinden ileri gelir. Yirmi beş türü olan ipliksi yüzgeçli balıklar, Hint Okyanusu ve Pasifik’te etleri için çok avlanırlar.
«Levrek turna balığı» anlamına gelen «Percesoces» takımındaki bütün bu balıkların yüzgeçlerinde diken vardır. Fakat asıl dikenli yüzgeçli balıklar’dan farklı olarak bunların karın yüzgeçleri boyunlarında olacağına karnın arkalarında yer alır. Sırt yüzgeçleri iki tanedir.