Kayabaligigiller kategori için arşiv kayıtları.
.jpg)
(Dormitator maculatus)
«Uykucu kayabalığımsılar» bu takınım en iri üyelerini içine alırlar: Uykucu kayabalığı da yurdu olan tropikal Amerika’da 50-60 santim uzunluğunda olur. Orta derecede uzamış, biçimli bir vücudu vardır. Yüzgeçlerinin hepsi yuvarlanmıştır. Karnı yüzgeçleri de vantuz şeklinde birleşmiş olup sadece yan yanadır. Balığın rengi üstte yeşilimsi - kahverengi, altta daha açık ve bu fonlar üzerinde daha koyu renkte düzensiz lekeler ve enine yollarla süslüdür. Sırt ile anus yüzgeçleri turuncu üzerine beyazımsı - mavi lekeli, öbür yüzgeçler ise renksizdir.
(Periophthalmus koelreuteri)
Çamur - hoplar, balıkla kurbağanın özelliklerini bir arada toplamaktadır. Gerçek bir balık olmasına rağmen, devamlı olarak sudan çıkıp çamurlu kıyılarda ve mangrov bataklıklarında hopladığı için, hareketleri kurbağayı hatırlatmaktadır.
Çamur - hopların kafası bile kurbağımsıdır. Şiş gerdanları, yarım küre biçiminde burnu ve kafasının tepesinden yukarı fırtlamış oyukların içine yerleşmiş gözleri vardır. Bu gözler son derece oynak olup fırıldak gibi döndükten başka, gülünç şekilde göz kırpabilirler.
Çamur - hopların göğüs yüzgeçleri hareketli ve etli kaidelerin üzerine monte olmuştur. Balık, bunlarla âdeta kürek çekmekte ve uzamış vücudunu arkası sıra sürüklemektedir. Kafanın hemen hemen altında yer aldıkları ve birleşerek balığın kafasına bir kaide vazifesi gördükleri için, karın yüzgeçleri de bu eyleme yardımcıdırlar. Çamur - hoplarlar, kaslı kuyruklarının ve göğüs yüzgeçlerinin yardımıyla yerden hoplamak suretiyle hemen hemen 1 metre uzağa sıçrayabilirler. Havadayken böcek yakalayabilecek kadar çevik oldukları söylenmektedir.
Çamur - hoplarlar uzun zaman suyun dışında kalabilirlerse de, şişkin iki solungaç - boşluklarım nemlendirmek için düzgün aralarla suya dönmek zorundadırlar. Bu balık o yüzden sulardan hiç bir zaman fazla uzaklaşmaz. Afrika’nın batı kıyısında Kızıldenizde bütün hint Okyanusunda ve doğuda Batı Pasifik ile Polinezya arasındaki alanlarda yaygındır. Tabiat bilginleri, çamur-hoplarların kaç türü olduğuna veya bunların hepsinin bir tek tür mü olduğuna hâlâ karar verememişlerdir.
Çamur - hoplarlar, böcekler ve küçük yengeçlerle beslenirler. En çok 22-23 santim uzunluğunda olurlar. Kendilerini, bulundukları alanm sahibi saydıkları için mi nedir, bazen birbirlerini kovalarlar. Bu gibi zamanlarda blöf kabilinden sırt yüzgeçlerini yukarıya ve aşağıya doğru dalgalandırırlar. Çamurun içinde kazdıkları inlere yumurtladıkları sanılmaktadır.
(Pandaka pygmaea)
Cüce kayabalığı, tatlı su balıklarının en ufak ve bilinen en kısa omurgalı hayvandır. Ergin dişileri 10 -11 milimetre uzunluğunda olurlar ergin erkeklerin uzunluğu ise 3 mili metreyi geçmez. Bu minik balıklar Filipinlerin Luzon adasındaki bazı göllerde yaşarlar. Fırtlak kara gözleri hesaba katılmazsa, renksiz ve saydamdırlar.
Cüce kayabalığı’nın yumurtaları 0.35 milimetre çapında, yani bu cümlenin sonundaki noktadan daha ufaktırlar. Fakat balığın kendine göre gene de iri sayıhrlar. Her dişi 20 -40 yumurta yumurtlar. Bunlar, birbirine dolanmış ipçikler vasıtasıyle birbirlerine bağlıdırlar ve suyun yüzeyinde yüzerek yosunlara veya başka cisimlere dolanır kalırlar.
Aynı adanın bir başka kayabalığı olan sinarapan (Mistîchthys luzonensis), hemen hemen eüce kayabalığı kadar ufaktır, fakat uzunluk bakımından onu ortalama 3 milimetre geçer. Bu balığın en ilginç özelliği, Buhi gölünde, minikliğine rağmen insanlara yiyecek vazifesi görecek kadar çok miktarda bulunmasıdır. Kepçelerle toplanıp pazarlara gönderilir ve halk tarafından ya sebzelerle pişirilmek, ya da balık çöreği yapılıp zeytinyağı içinde kızartılmak suretiyle yenilir. On altı bin sinarpan sadece yarım kilo gelir. Bu balık da cüce kayabalığı gibi minik yumurtalarla ürer.
Bu iki kayabalığımsı her ne kadar çok ufaksalar da, uzunluk yerine ağırlık ölçü olarak alındığı takdirde, onlardan da daha ufak iki balık vardır. Bunlar, Pasifik Okyanusunun minik ve saydam iki balığıdır. Meydana getirdikleri gruba «Sehindleria» denilir. Filipinlerin cüce kayabalığı’ndan çok daha hafif olan bu türler, omurgalı hayvanların en hafifleridir. Bununla beraber. Güney Batı Pasifik adaları ile Doğu Avustralya’yı çevreleyen suların bu sakinlerinin hangi balıklarla akraba oldukları kesinlikle tespit olunamamıştır.
(Typhiogobius californiensis)
Kaliforniya kör kaya balığı, vaktinin çoğunu bir karides türünün ininin içinde geçirir. Hayatının altıncı ayından ölümüne kadar, yani yaklaşık olarak on yıl bu karideslerin bir çifti ile bir arada yasar.
Kör kaya balığı karideslerin evini olduğu gibi, kaderlerini de paylaşır. Bu barınak, dışarıya üç, dört çok küçük ağzı olan birbiriyle bağlantılı ufak tünellerden meydana gelir. Balık kendi başına bir in kazmaktan veya onarmaktan âciz olduğu için, barınmak için karideslere bağlıdır. Karideslerin her ikisi de ölecek olursa, o da,ölmekte gecikmez.
Kör kaya balığı’mn ev sahipleri. 7.5 santim uzunluğunda olabilen beyazımsı-sarı bir yaratıktır. Barınağının içine pompaladığı suyun içinden süzdüğü minik organik madde zerreleriyle beslenir. Bu su akımı kör kaya balığı’na da besin temin eder. Balık, barınağın içine sürüklenen ve karidese göre fazla iri olan yosun parçalan ve hayvancıklarla beslenir. Kör kaya balığı buna karşılık ini temiz tutarsa da, esaret hayatındaki karideslerin kör kaya balığı olmadan da pekâlâ yaşayabildikleri görülmüştür.
Kör kaya balığı da çift halinde yaşar: Her ine bir çift balık düşer. Bu tür ufak ve pembe renklidir. Rengi, renksiz ve saydam olan derisinin altındaki kandan ileri gelir. Dejenere olmuş ve tabakalarla deri ile kapanmış bulunan gözleri, hemen hemen göze gözükmez. Fakat bu balık görememekle beraber, kuvvetli ışıklara hassastır. Dokunma ve koku alma duyguları da adamakıllı gelişmiş görünmektedir. Karın yüzgeçleri’nin birleşerek meydana getirdiği vantuz, kör kaya balığı’mn pürüzsüz cisimlere yapışmasına imkân verir.
Karides inine ikinci bir erkek kör kayabalığı girecek olursa, iki erkek derhal dövüşmeye başlarlar. Boğuşma saatlerce sürer ve erkeklerden birinin ya öldürülmesi, ya da inden kovulmasıyla sonuçlanır. Sonradan gelen erkek dövüşü kazanacak olursa, yemlen erkeğin dişisi tarafından tereddütsüz kabul edilir. İne fazladan bir dişi girecek olursa, bu defa dişi kör kayabalıkları dövüşmeye başlarlar. Erkeklerle dişilerin birbirlerini kimyasal yolla tanıdıkları anlaşılmaktadır.
Kör kayabalığı mayıstan temmuza kadar ürer. Elips biçimli yumurtalarının çapı 0.75 milimetredir, fakat kısa zamanda dört misli büyürler. İnin yan duvarlarına 2 500-15 000 yumurta yumurtlanır. Erkekle dişi bunların başında sıra ile nöbet tutarlar. 10-12 gün sonra yumurtadan çıkan yavru kör kayabaltkları renklidirler ve gelişmiş gözleri.vardır. Işık tarafından cezbedildiklerinden, karides inini terketmekte gecikmezler. Fakat altı aylık oldukları zaman, koyu renklerini kaybetmiş bulunurlar. Gözleri de dejenere olmuş ve deriyle örtülmüştür.
(Gobius niger)
Kömürcin kayası, daha çok 10 -12 santim uzunluğunda olan bir kaya-balığıgil türüdür. Rengi karnında, sırtıma kıyasla daha açıktır. Çoğunlukla kahverengi gibi gözüken bulut şeklinde lekelerle süslüdür. Sırt ve kuyruk yüzgeçleri siyahımsı yollarla petrol renkli göğüs yüzgeçleri ise kahverengi çizgilerle süslüdür.İki ayrı yüzgeci yanyanadır.
Kömircin kayasına akdenizde ve kuzey denizinde çok rastlanır, fakat Atlantik’te de yok değildir. Tatlı sulara girmezse de, nehir ağızlarında görülür.

Kayabalığımsılar’ın çoğunun uzunluğu 15 santimi bulmaz bile. Fakat birkaç tür 50 santim uzunluğunda olabilmektedir, en iri kayabalığımsı ise 60 santim uzunluğundadır. Kaya-balığımsılar’m en irileri, adlarını uykucular diye dilimize cevirebilceğimiz Eleotoride ailesidir.Türlerinin birçoğu tatlı sularda yasar. içlerinden bazılarının, yumurtlamak için denizlere yolculuk ettikleri sanılmaktadır.
Afrika, Asya ile Avustralya’nın tropikal kıyılarında adlarını «çamur-hoplarlar» diye dilimize çevirebileceğimiz türlere ve akrabalarına (Periophthalmidae) rastlıyoruz. Bunlar gerek görünüşleri, gerek huyları bakımından garip yaratıklardır. Cezir zamanında deniz sekilip geniş çamurlu alanları açıkta bıraktığı vakit, «çamur-hoplariar», ayak yerine kullandıkları güçlü göğüs yüzgeçlerinin üzerinde hoplarken ve fırtlak gözlerini sağa, sola devirerek kendilerine av ararken görülebilirler.
Kayabalığımsılar’ın diplerin yerlileri olduğunu gördük. Altı kadar aileleri vardır. En yaygın oldukları bölgeler tropikal kuşak denizlerdir. Her kıtanın bazı tatlı sularında da görülürler. Onlara, sok soğuk olmayan bütün sığ okyanus sularında rastlayabiliriz. Karın yüzgeçlerinin bitişmesinden meydana gelen ve kayalara, ya da dipteki cisimlere yapışmalarına yarıyan vantuz, «Eleotridae» ailesi üyelerinin dışındakilerinin hepsinde vardır.
Kayabalığımsılar’ın yuvası çoğunlukla erkeğin seçtiği bir yarım kabuktur. Erkek balık bu kabuğun içbükey kısmının tabak gibi yukarıya dönük olduğunu gördüğü takdirde, ilk iş olarak bunu tersine çevirir. Kabuğu en az çabayla ters çevirebilmek için, dengesini bozacak noktanın hangisi olduğunu bilir. Sonra kabuğun altına sürünerek bunu temizler ve altını kazmak suretiyle yuva boşluğunu genişletir. Son olarak da yuvasını bir kum tabakasının altma gizleyerek düşmanlarının gözünden kaçırır.
Artık yuva hazırdır. Bir dişi bunun içine girer, sırt üstü döner ve karm yüzgeçlerinin meydana getirdiği vantuzla kabuğun tavanına asılır. Sonra ağır ağır hareket ederek düzgün bir tabaka halinde yumurtalarını döker. Erkek bu yumurtaları dölleyecek ve bekçileri kesilecektir.

K AYABALIĞIMSILAR» emen bütün dünya ya yaygın bulunmalarına rağmen, çoğumuzun gözünden kaçarlar. Denizin dibinde gizlenmeyi seven ufak ve çekingen yaratıklar olmalarının bunda rolü çoktur. Bahis konusu dip çeşit çeşittir. Hızlı akımlı bir nehrin, ya da bir bataklığın dibi, kumluk bir deniz gibi veya mercan kayalarının çevresindeki bir dip gibi…
Yedi yüz farklı türü bilinen kaya-balığımsı’lar (Gobioidei) tuzlu ve tatlı sularda yaşarlar. Bazıları, içlerinde yaşadıkları derenin veya gölcüğün kuruması halinde, yazı çamurun içinde uyuyarak geçirebilirler. Birçoğu, barınak olarak kendilerine canlı süngerlerin içini seçmişlerdir. Kör kayabalığımsüar da vardır, ama Madagaskar ile Batı Âvustralya’daki yeraltı nehirleri, Kaliforniya kıyısındaki kaya oyukları ile karides inleri ve Hint Okyanusu ile Pasifik’ teki çamurlu sular gibi devamlı bir karanlık içindeki köşelerde yaşadıkları için, bunların görmeye esasen ihtiyaçları yoktur.
Fakat bütün bu ilginç yaratıklar Batı Hint adalarında yaşayan bir akrabalarının yanında sönük kalırlar. Bu küçük balığın papağanbalığıgiller gibi bazı iri balıkların ağzının içine girme huyu vardır. Orada ne mi yapar dersiniz? Tıpkı Mısır’ın timsah bekçisi’nin timsahların dişlerini karıştırması gibi, o da bu balıkların dişlerini ve diş etlerini temizlemektedir. Bu tür de öbür akrabaları gibi ete düşkündür.
Kayabalığımsılar’ın, gerek tür, gerek sayı bakımından en kalabalık ailesi kayabaüğıgiller’dir (Gobiidae). Bunların, yalnız ilki dikenli olan iki sırt yüzgeçleri vardır. Kuyruk yüzgeçleri yuvarlanmıştır. Karın yüzgeçleri ise göğsün altında birleşerek bir nevi vantuz meydana getirmiştir.
Enlemlerimiz denizlerinde, çok kere ayırt edilmesi güç birçok kayabalığıgil türü bilinir. En irisi 30 santim uzunluğunda olabilen iri kafalı kayabalığı’dır (Gobius capito). Kayabalığıgiller’in en yaygını 12 santimi geçmeyen kömürcin kayası’dır (Gobius niger). En güzel kayabalığı, rengi altın sarısı, uzunluğu ise 10 santim olan sarı kaya balığındır (Gobius auratus). Başka kayabalığıgil türleri arasında azman kaya (Gobius jose), salyangoz kayası (Gobius elongatus), tekir kayası (Gobius cruentatus), tokmak-baş kaya (Gobius ophiocephalus), akın kayası (Gobius quadrimaculatus), tatlı su kayası (Gobius fluviatilis) sayılabilir.