Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi:
Kefalgiller

(Mugil auratus)
«Altın - baş kefal» da, has kefal’ daki dikey göz kapaklan yoktur. Buna karşılık her bir solungaç kapa ğının üzerinde altın renkli geniş bir leke göze çarpar. 30 santim uzunluğundaki bu tür Akdeniz’de ve Karadeniz’de yağar.
Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi:
Kefalgiller

(Mugil Cephalus)
«Has kefal», sudan süzdüğü küçük yüzer bitkiler, kayaların üzerinden sıyırdığı yosunlar, su bitkilerinin
yaprakları ve çamurdan süzdüğü dibin organik maddeleriyle beslenir. Bu yiyeceği sindirebilmek için, kuşlarınkine çok benzer bir kursağı vardır. Besinler burada, içte boynuzsuz bir astarla kaplı kas cidarlarının hareketiyle öğütülürler. Has kefal’ın barsağı da olağanüstü uzunluktadır.
Has kefal’in, yumurtalarını, koylara ve başka kara sularına mı, yoksa açık kıyılara mı döktükleri kesinlikle belli değildir.
Has kefal, bütün dünyadaki ılımlı ve sıcak denizlerde yaygındır. Fazla kuzeye çıkmamak ve güneye inmemek şartıyle Atlantik kıyılarında, Akdeniz’de ve Hint Okyanusunda bulunur. Endonezya ve Avustralya çevresindeki takımadalarda enderse de, Asya’nın doğu kıyılarında ve özellikle Filipinler ve Japonya’da yaygındır. Doğuda ve Hawaii’de acı veya tuzlu suyla doldurulmuş havuzlarda beslenir. Gözlerinin etrafında uzanan ve gözlerinden yalnız dar bir dikey yarığı meydanda bırakan çift göz kapaklarından tanınır. İri üyeleri 60 santim uzunluğunda olur.
Gönderi Tarihi Ekim 3rd, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi:
Kefalgiller

«Kefalgiller» (Mugilidae) ailesi üyeleri, nispeten iri oluşlarından (çok kere 60 santim uzunluğunda olabilirler) ve iri pullarla örtülü iğ biçimli vücutlarından tanınırlar. Enli ve etli sırtlarında iki sırt yüzgeci vardır: Bunların ilkinde yalnız dört dikensi ışın dikkati çeker. Yukarıdan bakılınca, kafaları iri, yassı ve yanaklara kadar yayılan pullarla kaplıdır. Ağızlarının şekline başka hiçbir balıkta rastlanmaz. Kefalgiller’ de ağız enine yarılmış ve hafif kemerlidir. Alt çenedeki bir çıkıntı üst çenenin ortasındaki bir oyuğa sığar. Dişleri ancak minik avlarla beslenmelerine elverişlidir. Kefalgiller sahiden de suda asılı kalmış döküntülerle karın doyururlar. Boğazlarında bir süzgeç tertibi vardır.
Limanlarda, sığ koylarda ve kıyı göllerinde bol sayıda kefalgiller vardır. Sürüler temmuzla ekim arasında yumurtlamak için denize açılır, sonra yine beslenme yerlerine dönerler.