Yanaklari Zirhli Baliklar kategori için arşiv kayıtları.

DENİZ TAVŞANI

Gönderi Tarihi Ekim 4th, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Yanaklari Zirhli Baliklar

(Cyclopterus lumpus)

Deniz tavşanı, yuvarlak - yüzgeçligiller (Cyclopteridae) ailesinden şekilsiz bir yaratıktır. Kafa ile kuyruk arası kısa, sırtla karın arası derindir. Karnı geniş ve yassılmış, sırtı ise dar olduğundan, bu balığın, üçgen şeklinde bir enine kesişi vardır. Sırtı, kafa ile kuyruk arasında adamakıllı kemerlidir. Derisi pul yerine siğilimsi yumrucuklarla kaplıdır. Uzunlamasına dört yol, onları meydana getiren yumruların iriliğiyle göze çarpar. Deniz tavşam’nın karın yüzgeçleri, boynun tam altında geniş bir vantuz seklini almıştır. Bu balık, gri, kahverengi, sarı-yeşil veya arduaz mavisi renginde olabilir.. Erkeğin karın bölgesi yumurta dökümü mevsiminde parlak kırmızı bir renk alır. Deniz tavşanı 60 santim uzunluğunda ve 3-4 kilo ağırlığındadır. Ender olarak 6-7 kiloluklarınada rastlanır.

Bir tek dişi, kış sonunda veya ilkbaharda 36000 yapışkan yumurtasını süngere benzer iri kümeler halinde yumurtlar. Erkek bunlara sadakatle bekçilik eder, onları göğüs yüzgeçleriyle yelpazeler ve kendinden de iri balıklardan korur. Suyun ısısı düşükse yavruların yumurtadan çıkışı iki ay alabilir. Baba balık bu surenin sonunda bitkin hale düşmüştür. Yumurtalar ilk yumurtlandıklan zaman pembedirler, fakat geliştikçe renk değiştirirler. Yaklaşık olarak 3 milimetre çapındadırlar.
Yeni yumurtadan çıkmış deniz tavşanları, yaklaşık olarak 6 milimetre uzunluğunda ve yosunlara veya başka yüzer cisimlere tutunmaları için şimdiden minik bir vantuzla silâhlıdırlar.
Ergin deniz tavşanları Kuzey Amerika kıyıları açıklarındaki serin sularda çok bulunurlar. Avrupa kıyısında Biskay Körfezi’ne kadar inerler. Deniz tavşanı, ender olarak ve yavaş hareket eden kötü bir yüzücüdür. Grönland ile İzlanda’da ağlarla yakalanır, ya da deniz bitkilerinin arasında yattığı zaman çatala benzer bir demirle öldürülür. Fakat deniz tavşanının insanoğlundan da tehlikeli bir düşmanı vardır: Fokgiller.
Hindicini çevresi ile Pasifik sularında yassı - kafalılar (Platycephalidae) denilen bir balık grubuna rastlıyoruz. Avustralya balık pazarlarında her. yıl milyonlarca kilo yassı -kafalı satılır. Sığ ve derin sularda diplerde yaşarlar. Geniş ve yassılnuş bir kafası olan yassı - kafalılar’in çoğu 90 santimden kısadır. Bugün bu işlerle uğraşanlarca bilinen elli kadar türleri vardır.

DERE İSKORPİTİ

Gönderi Tarihi Ekim 4th, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Yanaklari Zirhli Baliklar

(Cottus gobio)

Dere iskorpiti ailenin en İyi bilinen türüdür. Grimsi zemin üzerinde, bazen enine yollar şeklinde birleşen kahverengi noktalar ve dalgalarla süslüdür. Sırt, göğüs ve kuyruk yüzgeçleri de kahverengi yolludur, buna karşılık karın yüzgeçleri genellikle lekesizdir. Pisboğaz bir türdür. Ok gibi yüzerek küçük balıkları, böcek larvalarını ve bilhassa alabalık yavrularını yer. Yumurta dökümü mart ile nisandadır. Dişi, yumurtâlanm, taşların altına veya bir deliğin içine yumurtlar. Erkek bundan sonra is basına geçerek yumurtaları, 4-5 hafta süresince bekler ve aç kalmak pahasına da olsa onların basından uzaklaşmaz. Dere -iskorpitigillerin çok önemli bir özelliği de, bazı türlerinin, başka balıklardan farklı olarak yumurtaları, yumurtlanznalarmdan önce döllenmeleridir.
Dere iskorpiti’nin denizlerde yaşayan iki yakın akrabası da vardır: «Cottus bubalis» ile »Cottus scorpio». Uzunlukları 30 santimi bulan bu canavarlar, vakitlerini, avlarına pusu kurup üzerlerine atılmakla geçirirler. Bu türler Kuzey Atlantik ile Kuzey Pasifik’te ve Kuzey Buz Denizinde bulunurlar.

Dere İskorpitleri

Gönderi Tarihi Ekim 4th, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Yanaklari Zirhli Baliklar

Dere - iskorpitgiller (Cottidae) bu balıkların yanaklan da tamamiyle zırhla örtülü değildir. Çok iri kafaları, ufak ve sivri dişlerle silâhlı, son derece geniş bir ağız tarafından yanlmıştır. Ahenksiz vücutlan da türlü türlü çıkıntılarla dişken diken olmuştur. Bu kıyı balıklarının çıkıntılı vücutları ile açık deniz balıklarının hızlı yüzmeye elverişli pürüzsüz derileri arasında dağlar kadar fark vardır. Dere - iskorpitigiller’ in pulları yoktur. Sırt yüzgeçleri iki tanedir. Göğüs yüzgeçleri son derece geniş olup balığın hamlelerini frenlerler.
Bu balıklar serin veya soğuk bölgeleri tercih ederler. Orta ile Kuzey Avrupa’nın, Kuzey Amerika’nın ve Asya’nın tatlı sularında bulunur ve dağlarda 1000 metreye kadar çıkarlar. Ufak balıklardır: Uzunlukları 15 santimi geçmez.

ZEBRA BALIĞI

Gönderi Tarihi Ekim 4th, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Yanaklari Zirhli Baliklar

(Pterois volitans)

Zebra balığı, yüzgeçlerini tatlı tatlı dalgalandırarak yüzerken balıktan ziyade hayale benzer. Çok iri sırt yüzgecindeki dikenler bağımsız ve oynaktır. Gene çok büyük olan göğüs yüzgeçlerinin ışınları da serbest olduktan başka, tüye benzemeleri sonucunu veren bir zarla çevrilidirler. Bu özellikleri, iri ve benekli karın, anus ve kuyruk yüzgeçleri, vücudundaki siyah ve beyaz yollar ve gözleriyle ağzının etrafındaki etli süsler, zebra balığının, denizlerin en garip ve güzel sakinlerinden biri olmasını sağlar.
Bu balığın da dikenleri zehirlidir ve insana çok ıstırap verebilir. Zebra balığı’nın pisboğazlık derecesine varan bir iştahı vardır. Tabiatta başka canlı balıklan avlar, fakat esaret hayatında ölü balık parçalarını ve midyeleri yemeye alıştırılabilir. Yalnız akvaryumdaki zebra balıkları’na fazla yiyecek vermemeye dikkat etmelidir. Bazılarının tıkabasa yemek sonucunda hazımsızlıktan öldükleri bilinmektedir.
Zebra balıkları’nın avladıkları küçük balıkların üzerinde, ipnotizmayı andırır bir etkileri vardır. Bu küçük balıklar zebra balığını görünce kaçacak yerde, bulundukları yere mıhlanıp kalmakta ve yutulmayı titreyerek beklemektedirler. İskorpitgiller ailesinin bu üyesi, Hint Okyanusunda ve Güney Doğu Pasifik’te yaşar. Uzunluğu 30 santimi biraz geçer.

TAŞ BALIĞI

Gönderi Tarihi Ekim 4th, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Yanaklari Zirhli Baliklar

(Synanceja verrucosa)

Taş balığı, ile yakın akrabaları, bütün balıkların arasında en zehirlileridir. Taş balığı’nın, sırtı boyunca on üç iri dikenli bir dizi dikkati çeker. Bu dikenlerin her biri bir çift zehir kesesiyle bağlantılıdır. Dikenlerden birinin üzerine yapılacak en ufak baskı, keselerin, zehirlerini, iki yanlarındaki sığ olukların içine boşaltmalarına ve zehirin böylece, dikenin açtığı yaraya dolmasına yeter. Zehir, mavimsi ve berrak bir sıvıdır. Tarif edilemeyecek derecede feci bir acıya yol açar. Taş balığı tarafından sokulan kimselerin, yerlerde yuvarlandıkları, akıllarını kaçırmış gibi taşkınlıklarda bulundukları; kendilerine yardım etmeye çalışanlara saldırdıkları, hatta duydukları acının tesiriyle sokulan uzvu
kesmeye kalkıştıkları görülmüştür. Şiddetli şok, kalb durması veya kan zehirlenmesi sonucu ölümün vukua gelmesi mümkündür. Yara çok ağır iyileşir, sokulan kimsenin tamamen iyileşmesi ise aylar sürer.
Taş balığı tropikal denizlerdeki kayaların ve küçük koyların çevresinde dipte yatar. Üçgen biçiminde yassı ve kısa bir vücudu vardır. Ağzı çok iridir. Bütün siğilimsi çıkıntılarla kaplı olduğundan, mercan kayalıklarından kopmuş bir parçaya benzer. Kendisini farketmeyerek yanma yaklaşan balıkları, mağarayı andıran ağzıyle yutar.
Taş balıkları, iri bir hayvanın yaklaşması halinde dahi geri çekilmezler. Her halde kamuflajlarına ve zehirlerine güvenmektedirler. Bundan dolayı da farketmeden üstlerine basmak kabildir. Allahtan yurtlarının hiçbir yerinde fazla yaygın değillerdir. Taş balıklan Hint Okyanusunu büyük bir kısmında ve Kuzey Avustralya, Doğu Hint adaları ile Pasifik adaları çevresindeki sularda bulunurlar. Uzunlukları 30 santimi bulabilir.

İSKORPİT(Scorpaena scrofa) ile LİPSOZ (Scorpaena porcus)

Gönderi Tarihi Ekim 4th, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Yanaklari Zirhli Baliklar

İlki kırmızı, ikincisi kahverengi olan bu iki iskorpit türü kıta şelfinin otlukları ile taşlarının arasında gizlenmelerini sağlayan sivillerle ve deri parçacıklarıyle silâhlıdırlar. İskorpit, lipsoz’dan daha derinlerde ve tercihan kıta şelfinin kumlu ve çamurlu diplerinde yaşar. Lipsoz aksine denizaltı çayırlarını tercih eder. Her iki tür 25 - 30 santim uzunluğundadır. Akdeniz’de ve Atlantik’te yaşarlar. Sırt, anus, hatta karın yüzgeçlerinin ilk ışınları zehir bezleriyle bağlantılıdır. Bir tehlike halinde dikenlerini havaya dikerler. Bu durumda dikenlerin üzerine hafif bir basmak, zehirin, sivri uç tarafından acılan yaranın içine akmasına yeter. Fakat dikenli yüzgeçlerle altındaki deri oyulup çıkarıldığı takdirde, bu iskorpitgiller’in eti çok lezzetlidir. Açtıkları yaralar çok ıstıraplı olmakla beraber, bazı tropikal türlerinki gibi ölüm derecesinde tehlikeli değildir.

SEBASTES

Gönderi Tarihi Ekim 4th, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Yanaklari Zirhli Baliklar

(Sebastes dactyiopterus)

Sebastes, genel görünüş bakımından hanigilleri andırır. Kafasının tepesinde ve solungaç kapaklarının
uzerınde antenleri vardır. Göğüs yüzgeçlerinin alt ışınları uçlarında serbesttir. Kırmızı renkli olan bu balık, kıta şelfinin sınırında kumlu ve çamurlu diplerde yaşar. Uzunluğu 20-30 santimdir. Kuzey Atlantiğin soğuk sularında, baza dillerde gül balığı (Sebastes marinus) denilen bir akrabası vardır. Eti yenilen bu tür en çok 90 santim uzunluğunda olur. Rengi kahvemsi veya grimsi kırmızı arasında oynar. Gül balığı 6-7 milimetre uzunluğunda canlı yavrular doğurur.

YANAKLARI ZIRHLI BALIKLAR

Gönderi Tarihi Ekim 4th, 2007 , Yazar :ozlem0409 Kategorisi: Yanaklari Zirhli Baliklar

İSKORPİT,ZEBRA BALIĞI VE AKRABALARI
YANAKLARI ZIRHLI BALIKLAR» denilen garip toplulukta zebra balığı, deniz nar bülbülü, deniz kargası, iskorpit veya akrep balığı, taş balığı, kırlangıç balığı, deniz tavşanı v.s. gibi türlü garip adlar taşıyan yaratıklara rastlıyoruz. Bunların çoğu o kadar inanılmaz bir görünüştedir ki, onlara isimler bulmak için tabiatin her türlü alanının yağma edilmesi gerekmiştir.
Fakat bu balıklardan bazıları o kadar öldürücüdür M, uzmanların dahi onlara yaklaşırken ihtiyatı elden bırakmaması gerekir. Zehir bezlerine bağlı sivri dikenleri olan bazıları, bilinen en zehirli balıklar arasında yer alırlar. Kurbanlarında açtıkları yaralar ise ölçüsüz ıstıraplara, hatta ölüme sebep olabilir.
Bu balıkların çoğunun ortak bir özellikleri vardır: Yanakları zırhlıdır: Kemiksel bir levha, gözlerinin altında solungaç kapaklarının içine uzanır. Bu levha grubun bazı balıklarında yoktur, ama tipik üyelerde dıştan da ele sert ve dikenli gelir. Bazen bütün kafa dikenli kemiklerle kaplıdır. Denizlerin bu tabiî silâhşorlarının vahşî görünüşlerini artıran sivri dişleri vardır. Çok kere etçildirler.
İskorpitgiller (Seorpaenidae) ve akrabaları canlı kamuflaj harikalarıdır. Bu yaman balıkların sayısız dikenleri ile etli çıkıntıları, aralarında yüzdükleri su bitkilerinin arasında göze gözükmemelerini sağlar. Renkleri de deniz altındaki kayalardan ayırt edilmelerini güçleştirir. Bununla beraber, renk güzelliği bakımından en güzel balıklarla boy ölçüşenleri de vardır. Bu parlak renkler belki de dikkatsizlere ihtar vazifesi görürler. Zira iskorpitgillerin sivri dikenlerinin en hafif batışı insanda tahammülsüz acılara yol açar.
İskorpitgiller bütün okyanuslarda bulunur ve derin sular kadar, sığ köşeleri dle severler. Birkaçının akarsulan tercih ettiği görülmektedir. Genellikle 30 santimden uzun olmazlarsa da, 90 santimlik devleri de vardır, 250 türlerinin arasında bazılarının eti yenilir. Bazıları yüzer yumurtalar aracıyle ürer, başkaları canlı yavru doğururlar.
İskorpitgillerin yanakları tamamen zırhlı değildir. Hacimli kafaları dikenler ve siğillerle diken diken olmuştur. Bilimsel adlarında akrep, domuz gibi adlar almalarına sebep olan çirkin bir görünüşleri vardır.
Yüzgeçleri dikenlidir, sırt yüzgecinde dikenli kısım uzunluk bakımından yumuşak kısmı geçer. Pulları taraklıdır, bazı türlerinde ise yoktur. İskorpitgillerin birçoğunun eti lezzetlidir.