FENER BALIKLARI VE YARASA BALIKLARI

Gönderi Tarihi Ekim 8th, 2007 Yazar ozlem0409 Kategorisi Balikci Baliklar

BALIKÇI BALIKLAR

FENERBALIĞIGİLLERle akrabalarının çeşitli türleri, yalnız balık değil, aynı zamanda balıkçı oldukları için ilginçtirler. Birçoklarında, birinci sırt yüzgecinin ilk dikeni değinmeye uğ rayarak, balıklan aldatıp cezbeden bir tuzak meydana getirir. Bu balıkların vücudu genellikle kalın ve hantaldır, kafaları ile ağızlan ise muazzam sıfatına uygundur.
Sargasso balığı ile akrabaları (Antennariidae), tropikal enlemlerin mercan kayalannm ve yosunlarının arasındaki sığ tuzlu sularda, ya da okyanusun ortasında yüzer yosunların içinde bulunurlar. Birçoğunun garip renk kompozisyonu ile ilgimsi süsleri, kamuflaj amacını göder. En iri türleri 45 santim uzunluğunda ve birkaç kilo ağırlığında olurlar, fakat çoğu 30 santimden kısadır, hele birkaçının uzunluğu 15 santimi bile bulmaz.

ŞARKICI BALIK

Gönderi Tarihi Ekim 8th, 2007 Yazar ozlem0409 Kategorisi Sarki Soleyen Baliklar

(Porichthys notatus)

Şarkıcı balığın, vızıldama, kurbağa ötüşü, havlama ve homurdanma gibi isimlerle tarif edilmiş sesi, yüzme kesesinin özel kaslar aracıyle titretilmesinden meydana gelir. Balığın, sesini, en azından 12 -15 metreden duyabildiği tesbit edilmiştir.
Şarkıcı balığın uzunca bir vücudu, iri kafası, ağzı ve gözleri vardır. Rengi kirli kahverengi veya yeşildir. Pulsuz vücudunda ve kafasında sıralar halinde dizilmiş sayısız küçük ve yuvarlak ışık organları göze çarpar. Bu balık 38-40 santim uzunluğunda olur. Yılın en büyük kısmında Kuzey Amerika’nın batısındaki orta derinlikte sularda yaşar.
Şarkıcı balık, taşların arasındaki oyukları yuva olarak kullanır. Bu oyukları bazen göğüs yüzgeçleriyle kendi kazar. Pembemsi renkli, iri ve yapışkan yumurtalar ilkbahar sonlarında yuvanın tavanına tek katlı bir tabaka halinde yumurtlanır. Bazen bir tek yuvaya birkaç dişinin yumurtladığı görülür. Bu balıklar, nemli tutulmak şartıyle suyun dışında sekiz saat yaşayabilirler.
Yavrular 2-3 hafta sonra yumurtadan çıkar ve bir ay kadar bir süreyle yuvanın tavanına vitellüs keselerinden bağlı kalırlar. Uzunluğu 3 santimi geçen genç balıklar serbestçe yüzmeye başlarlar. Gündüzün kuma gömülür, geceleyin de küçük omurgasızlarla beslenirler. Ergin balıklar daha iri kabukluları da yer.

KARA KURBAĞASI BALIĞI

Gönderi Tarihi Ekim 8th, 2007 Yazar ozlem0409 Kategorisi Sarki Soleyen Baliklar

(Opsanus rau)

Kara kurbağası balığı’nın, tıknaz vücudu, pulsuz ve koyu renk lekeli derisi ve iri ve yassı kafasıyle iğrenç bir görünüşü vardır 45 santimlik uzunluğunun üçte biri, vücudun geri kalan kısmından iki defa daha geniş olan kafadır. Hacimli ağzı ve çok sayıda küt dişlerle silâhlı kuvvetli çeneleri ise ona vahşi bir hava verir. İki sırt yüzgecinden ilki sadece birkaç dikenden meydana gelir. Buna karşılık, oldukça uzun olan ikincisi, anus yüzgeciyle karşı karşıyadır. Kuyruk yüzgeci, ucunda yuvarlanmıştır. Göğüs yüzgeçleri geniştir. Karın yüzgeçleri aksine boğazın altındaki birkaç ışından ibarettir. Alt çenesinin kenarından sarkan deri parçaları ve vücudunun mermerimsi deseni, balığın, yosunların arasında gizlenmesine yardımcıdır.
Dikkatsizce ellendikleri vakit, kara kurbağası balıkları insanın elinde çirkin yaralar açabilirler. Ayrıca suyun dışında saatlerce yaşayabilirler.
Bu balıklar Birleşik Amerika’nın Atlantik kıyısının sığ sularında yaşarlar. Buraları yazın çok sıcak olabildiğine göre, kara kurbağası balığı’nın, elverişsiz solunma şartlarına katlanabilmesinin faydası meydana çıkar. Bu tür, solucan, karides, yengeç, salyangoz, mürekkep balığı ve her türlü balıkla, ayrıca insanların attığı çöplerle karnım doyurur.
Kara kurbağası balıklan, insanlar tarafından suya atılmış boş konserve kutusu, kırık şişe ve eski ayakkabı gibi cisimlerin içine yuva yapmaya bayılırlar. Bazen taşlar ve deniz hayvanı kabukları da aynı işi görür.
Bu yuvalar, erkek balığın devamlı kontrolü altındadır. Kehlibar renkli ve 5 milimetre çapındaki iri yumurtalar haziranda ve temmuzda yumutlanır. Bu yumurtalar yuvarlak ve yapışkandır ve genellikle yuvanın zeminine veya tavanına tek katlı bir tabaka halinde yumurtlanırlar. Bazen bir yuvada yedi yüzü aşkın yumurta bulunması, bu yumurtaların birden fazla dişinin eseri olduğunu gösterir. Erkek balık, ısıya göre 10-26 günde yavrular çıkana kadar yuvayı itinayla temizler ve yumurtaları zaman zaman geniş göğüs yüzgeçleriyle yelpazeler. Yavrular, yumurtadan çıktıktan sonra da bir süre yuvanın içinde babalarının himayesinde kalırlar

Kara Kurbağası Balıkları

Gönderi Tarihi Ekim 8th, 2007 Yazar ozlem0409 Kategorisi Sarki Soleyen Baliklar

ÇİRKİN ve kavgacı balıklar kara kurbağası balık lan, tropikal ve mutedil denizlerin gerek sığ, gerek derin köşelerinde dipte yaşarlar. Bazıları küçük koyların balığıdır. Birkaç tropikal tür akarsulara girer. Aralarında barındıkları kayalar ve yosunlarla aynı renkte olan bu çirkin yaratıklar, çok kere avları yanlarına yaklaşana kadar pusuda beklerler. Kara kurbağası balıklan’nın irileri 45 santim uzunluğunda olurlarsa da, çoğunluk 30 santimden kısadır. Bir kısmının karnında, parlak, düğmelere çok benzer ışık organı dizileri yer alır. Birçoğu, yüzme keselerini titretmek suretiyle sesler çıkarabilir. Bu tür, erkeğin bekçilik ettiği yapışkan yumurtalar yumurtlar.
Tropikal Güney Amerika’nın doğu ve batı sahiliyle Karayip Denizi, zehirli dikenleri olan birkaç kara kurbağası balığının (Thalassophryne grubu) yurdudur. Bu zehirli dikenlerden ikisi ilk sırt yüzgecinin önündedir. Her bir solungaç kapağının üzerinde de bu dikenlerden birer tanesi sivrilmiştir. Sırttaki dikenlerin içi oyuktur, tepelerine yakın bir de delikleri bulunur ve içindeki zehir biriken keselerle bağlantılıdır. Bu dikenlerle zehirli yılanların zehir dişleri arasındaki benzerlik ilgi çekicidir.
Kara kurbağası balıkları ile akrabaları (Haplodoci takımı), genellikle kalın yapılı ve iri ve yassı kafalı yaratıklardır. Fırtlak gözleri burunlarının yukarısında yer alır. Derileri ya çıplaktır, ya da yapışkan bir maddeye batmış küçük pullarla örtülüdür. İri ağızlarının görünüşü korkunçtur: Kavisli köpek dişleriyle silâhlıdır. Karın yüzgeçleri oldukça öndedir. Kara kurbağası balıklarının bir tek ailesi vardır: («Batrachoididae yani kurbağamsı)Bu ailede 30 tür vardır.

AY BALIĞI

Gönderi Tarihi Ekim 8th, 2007 Yazar ozlem0409 Kategorisi Aybaligigiller

(Mola mola)

Ay balığı, ailesinin en iri türüdür. 2-3 metre uzunluğunda ve 2 ton ağırlığında olur. Oval biçimli garip bir vücudu vardır. Arka kısmında yer alan sırt anus yüzgeçleri yüksek ve dardır. İlk bakışta kuyruksuz gibi gözükürse de, dikkat edilirse, hilâl biçiminde çok kısa bir kuyruk yüzgecinin vücudunun bütün arka ucunu kapladığı görülür. Buna rağmen, vücudunun arka kısmı doğranmış bisini uyandırır. Bu balık, sırt ve anus yüzgeçlerini ileri, geri sallayarak ve dalgalandırarak yüzer.
Ay balıkkları’nın irileri yılın sıcak aylarında bütün tropikal ve mutedil denizlerin yüzeyinde yüzerken ya da dinlenirken görülür. Grimsi-kahverengi derileri çok sert ve 5 santimden kalındır. Bu balığın iç yapısında da gariplikler vardır. Meselâ, iskeleti bıçakla kesilebilecek kadar yumuşaktır.
Görünüşüne bakarak, ay balığının yırtıcı bir yaratık olması beklenebilirdi. Aslında minicik avlarla yetinir. Midesinin bazı tamamıyle balık lâr-valarıyle dolu olduğu görülmüştür. Bundan başka küçük kabuklularla ve belki de yosunlarla beslenir.
Bu balık minik, yüzer yumurtalarla ürer. Türlü biçimlerde dikenlerle kaplı larvalar ergin balıklara hiç benzemezler. Bu türün genellikle eti yenilmezse de, Japonların, karaciğerini pek sevdikleri söylenir.
İkinci ay balığı türü «Mola peregrina, veya öbür adiyle «Ranziana truncata» dır. Bu ay balığı’nın vücudu daha uzunca bir ovaldir. Avrupa kıyılarında önceki türden daha az tanınır.
Uzun zaman ay balığı’yle karıştırılan üçüncü tür ise «Masturus laneeolatus» bilimsel adını taşır. Bunun vücudu ilk tür gibi dairemsidir, fakat bir uç, ortasında, kuyruğunu uzatır. Bu balığın en ilginç özelliği, boyuna kıyasla en ufak yumurtaları yumurtlamasıdır. 3 metre uzunluğunda bir «Masturus» un yumurtası toplu iğne başının yarısı kadardır. «Masturus» yavrusu ise doğumunda anasından 60 milyon kere daha küçüktür. Aradaki oranın, kanguru’da 1/1600, ayıda 1/200, köpekte 1/25, insanoğlunda ise 1/20 olduğu göz önüne getirilirse, bu ölçüsüzlük daha iyi meydana , çıkar.
Bu takımın üyeleri doktor balıklarıyle yakından akrabadır. 7 -10 aileleri vardır. Kafataslarının garip bir özelliğinden dolayı onlara «Plectognathi» yani «birleşik-çeneliler» denilir. Bütün türlerin, ileriye uzatamayan ufak ağızlan vardır. Solungaç yarıkları ufaktır. Genellikle karın yüzgeçleri yoktur, olsa bile, çok ufak ve göğüs yüzgeçlerinin yakanında olurlar. Gördüğümüz gibi, bu balıklar birbirlerine hiç benzemezler: Kimi sert pullarla, kimi dikenli veya sert bir deriyle, kimi kemiksel bir zırhla kaplıdır.

Aybalığıgiller

Gönderi Tarihi Ekim 8th, 2007 Yazar ozlem0409 Kategorisi Aybaligigiller

Hemen hemen yalnız sıcak denizlere öz olan yukarıki kıyı balığı akrabalarından farklı olarak, açık denizlere rağbet ederler. Aşağı yukarı yuvarlak yapıda iri balıklardır. Derin vücutları, çok yüksek ve dar sırt ve anus yüzgeçlerinin arkasında birdenbire kesilmiş hissini uyandırmaktadır. Aslında saçak gibi çok kısa kuyrukları vardır. Derileri pulsuz ve serttir. Yiyenler, etlerinin de grimsi ve sert olduğunu söylemektedirler. Eki iri türü 330 santim, en ufağı 90 santim olan aybalığıgîller bazen okyanusun ortasında güneşlenirken görülürler, fakat bulundukları tropikal ve mutedil sularda büyük derinliklere de inebilirler.

KİRPİ BALIĞI

Gönderi Tarihi Ekim 8th, 2007 Yazar ozlem0409 Kategorisi Dort Disligiller

Kirpi balığı, ailesinin en yaygın türüdür. Yukarıda tarif edildiği gibi dikilebilen ve yatabilen dikenleri hem sivri, hem de uzundurlar: 5 santim uzunluğunda olabilirler. Bu yüzden dikkatsizlerin elinde ıstıraplı yaralar açabilirler. Kirpi balıkları 80 santimden uzun olabilirler. Şiştikleri zaman, dikenli bir topa benzerler.
Bütün dünyadaki tropikal denizlerde bulunan kirpi balığı’nın hayatı insanlar için esrarını muhafaza etmektedir. Birçok memleketlerde zehirli bilinmesine rağmen, Japonyada eti yenilir. Fakat kirpi balığı yemek sonucunda ölenler olmuştur. Kirpi balığı etinin, ölümden sonra bazı organlardan zehir emmek suretiyle toksik bir hal aldığı sanılmaktadır. Güney denizlerinin adalıları da balığın dikenlerinden harp miğferleri yapmışlardır.

ÖLDÜRÜCÜ DÖRT-DİŞLİ BALIK (Tetraodon hispidus)

Gönderi Tarihi Ekim 8th, 2007 Yazar ozlem0409 Kategorisi Dort Disligiller

Öldürücü dört-dişli balık, onu yiyeni beş saatin içinde öldürür. Bu balığın etinde, çok büyük bir acı, mide bulantısı, kusma, ishal veren ve çok kere felce ve ihtilâçlara sebep olan Tetrodotoxin adında bir zehir vardır. Bu zehirli madde daha ziyade balığın üreme organlarında toplu ise de, kaslardaki miktarı da onu yiyen insanı öldürmeye yeter. Bu tür, sırtında ve yanlarında sarımsı veya beyazımsı beneklerle, karnında ise sarı veya asık zeytin renginde çizgilerle süslü parlak ve değişik bir balıktır. 50 santim uzunluğunda olur. Akrabaları gibi o da kendini havayla veya suyla şişirebilir.
Öldürücü dört-dişli balık Kızıldeniz ile Hawaii adaları arasında Hint İle Pasifik Okyanuslarının sıcak kısımlarında yaygındır. Acı ve tatlı sularda yaşayanları da vardır.
Zehirli oldukları için yenemeyen balıklara tropikal denizlerde rastlanır. Yalnız Orta Pasifik’te bu zehirli balıkların üs yüz türü bulunduğu tahmin edilmektedir. Bunların birçoğu öldürücü dört-dişli balık kadar tehlikeli değildir. Aynı bölgenin akraba bazı dört-dişli balıkkları’nın etleri aksi gibi çok makbuldür. Üstelik yılın bazı mevsimlerinde ve bazı bölgelerde zehirli olan, bazı bölgelerde ise zehirli olmayan balık türleri de vardır. Bundan da, balığın zehirini yediği besinlerden aldığı anlaşılmaktadır. Fakat zehirli dört-dişli balık her zaman için ve nerede bulunursa bulunsun daima zehirlidir.

FAHAKA

Gönderi Tarihi Ekim 8th, 2007 Yazar ozlem0409 Kategorisi Dort Disligiller

Fahaka dört dişlilerin en iyi tanınanlarıdan biridir.Bu tür kalın ve geniş alınlı bir kafası bütün vücudunda ince ve sivri dikenleri olan 45 santim uzunluğunda bir balıktır. Sırtı koyu yeşil-gri, yanlanyle karnı sarı olur. Siyah verev yollar, yanlarını katederek sırt bölgesinde düzensiz lekelere bölünürler. Fahakâ’nın yüzgeçleri sandır, yalnız kuyruk yüzgeci turuncu kenarlı koyu yeşildir.
Fahaka, Nil nehrinde yaşayan bir tath su türüdür. Çad, Senegal ve Koıjgo nehirleri havzalarında da bilinir.
Hindistan yerlilerinden «Tertrodon cutcutia» ile «Tetrodon fluviatilis», süs balığı olarak aranılırlar. İlki bir tuzlu su, ikincisi bir tatlı su türüdür. «Tetrodon eutcutia», fahaka’ dan, bilhassa vücudunun çıplak ve dikensiz olmasıyle ayrılır. Afrikalı akrabası gibi o da çok yırtıcıdır. Yalnız canlı yiyecekler yer ve özellikle dipteki hayvanları, meselâ her türlü solucanı tercih eder. Sudan çıkarılıp karnı gıdıklanınca, derhal top gibi şişer. Havayı vücudundan attığı sırada, tıslar gibi bir ses çıkarır.

Dört - Dişligiller

Gönderi Tarihi Ekim 4th, 2007 Yazar ozlem0409 Kategorisi Dort Disligiller

Bazı dillerde «şişen balıklar» denilmesi çok yerindedir. Çoğu, vücutlarını havayla veya suyla şişirip küre gibi bir şekil alabilirler. Bu gibi zamanlarda ağızları, gözleri ve yüzgeçleri, vücutlanna kıyasla cüceleşmiş gözükür. Dört - disligiller’in bazıları, insana marnlamayacak gibi gelen bu garip şekillerine ilâveten zehirlidirler de. En iri türler 90 santim uzunluğunda olursa da, çoğunluk bunun yansı kadardır.
Bu grupta dört - dişligiller’den itibaren göreceğimiz balıklarda dişlerle çeneler, papağanlanınkini andırır bir gaga şeklinde birbirine kaynamıştır. Adlarından da anlaşıldığı üzere, dört - dişligiller’de gaga, ortadaki bir ekle dörde bölünmüştür. İki kısım üst çenede, iki kısım da buna karşı olarak yer alır. Bu. balıkların vücudu ya çıplaktır, ya da küçük dikenlerle kaplıdır. Şişecekleri vakit, yemek borularına bağlı bir cebi havayla, ya da suyla doldururlar. Bir kere havayla dolduktan sonra, denizin yüzeyinde, karın havada olmak üzere dalgalarla ve akıntılarla sürüklenirler.
Bu balıkların şişmesi, çabasız yolculuk etmek kadar, anî bir hacim artîşıyle korkulur bir görünüş almak gayesini güder. Şişmeden önce bazı balıklarla deniz kuşlanna pekâlâ yem olabildikleri halde sonradan düşmanlarının ağzına sığmazlar.
Okyanus dört-dişligilleri, ağır yumurtalarım yaşadıklan sıcak sulara yumurtladıktan sonra, onlarla her türlü ilgiyi keserler. Tropikal bölgelerin bazı tatlı su dört - dişligilleri, aksine, yapışkan yumurtalarına ve yeni yumurtadan çıkmış yavrularına dikkatle bekçilik ederler.
Dört - dişligiller aslında tropikal türlerse de, bazılarına Akdeniz’de, hattâ yazın Manş Denizi kadar Kuzeylerde rastlanır. Dört-dişli balık (Tetrodon lagocephalus) Batı Avrupa kıyılannda en ziyade görülenidir.